Sinemde beslediğim
Bin hüzün ile
derleyip imtina ettiğim
Mahcubiyet
sahnesinde eridiğim
Sevgili babamı ve garip olan gelinini, ben evde bulunmadığım zaman, oldukça rahat bir şekilde gagalardı, babam annemden çekindiği için, onun olmadığı zaman bana içini dökerdi, hatun zaten hiç şikâyette bulunmazdı!
Annem benden çok çekinirdi, babamdan değil de benden korkardı, yıllarca tespit ettiğim yanlış ve hissi, nefsi tavırları çekilecek gibi değildi.
Bir keresinde, eğer babama bir daha bağırdığını görürsem ve hizmetinde kusur edersen, seni bir daha anam diye saymam, bunu bilesin diye kızmıştım!
Benim böyle bir hakkım olmadığını biliyordum, ama babam için yaptıklarımın, şahsımla alakası olmadığından, bu nedenle zulüm sayılmayacağına inanıyordum!
Çünkü annem her şeyin tazesini, iyisini kendine ayırır, kalanını babama ikram ederdi, bununla da yetinmeyip, onu uşağı gibi çarpıp azarlardı, bu yüzden babam sürekli mazlum durumundaydı.
O nedenle, çocukluğumdan itibaren gelişen ve bu konularda, kronikleşen hassasiyetim, bir kadının bu anam dahi olsa, sesini yükseltmesine, pervasızca davranmasına, asla tahammülüm yoktu, mutlaka hanımefendi olmalıydı, olmasa dahi, olmaya çalışmalıydı.
Mizaç, nefisten neşet eder
İdrak, ruhun suhuletinden ilzam ederek kalbe zerkeder
Keder, aklından ve amelinden zuhur eder,ne kadar gamın varsa kazasını bekler
İradi olmak, vahdetin şadında ihsan içinde yaşamak, kul olmayı başarmayı diler
Ne şedit bir nefesim
Ne de nefsine esir olmuş bir emanetçiyim
Ruhun sadrından kelam etmeyi dilerim, ahd-i vefaya amansız kefilim
Varlık adına neyim varsa, hakkın rızası için hasretmeyi kalbim için kabullenirim
Kapatayım mı artık geceye gözlerimi
Karanlıklar refakatiyle apak düşlerimi
Çaresizlik içindeki bitmez gezintilerimi
Hasreti küplendireyim bir katre misali
Tahayyül hazzıyla tek sacların diplerine
Derken yeter artık usandık kaldık
Mazi denen her şeyden uzaklaştık
Bidatlere tabi olduk takıldık kaldık
Ne aradık, kimi bulduk bakakaldık
Tasallutu milletin büyük belası saydık
Yazdığınız
Satırlarda derinliğin
İşaret taşlarını gözlemliyorum
Vurgularınızda
Eşsiz bir hissiyat Ahenginin
Ses etmeyin ne olur
Heyecanım bitap, yürekten solgunum!
Ses etmem, söz etmem, gölge dahi etmem!
Kimseye,
Hiçbir şeye, dahi gölgeye!
Ne zaman
bir ah işitsem
Umudun
hülyasında ki
gamımla yetinsem
Hevesin girdabında boğulma
Hesapsız bir heyecan için çırpınıp savrulma
Dimağın ne demek olduğunu ruhunda yaşa, yüreğini avutma
Dikkat çekmek, bir nazarı cezbetmek adına hesaba dalma, içine dön ve akılını sorgula
Aynanın karşısında öyle dalma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!