Ruhumun toprağında
Umudun çapasını vururken
Nem derinliğinden aksederek
İç haykırışlarımı kucaklıyordu
Taş toprak yaprak ayak
Sinsidir tüm şer düzenler
İnsanı kalbinden eden, ruhundan vazgeçiren bedbinlikler
Umutsuz koyan, acziyete salan, takkikten uzaklaştıran ve yıldıran nefisler
İradem için zafiyet zerkeden, imanıma göz diken, mukaddasıma saldıran nefesler
Kime ne söylenir
Akıl sahibi değil mi, tercihler mi kabahatlidir
Sosyal devinimler hangi saik indir, kader çaresizlik içindedir
Peki, irade sahibine ne söylenecektir, nefs adına telakkiler bitecek midir?
İmtihan kul içindir
Bir umut ki esinle ahitleşir
Ruhum ötenin hicranıyla ne serindir, gam iledir
İçim titredikçe, dilim çekildikçe, gözler hali fakirliğimle elem içinde
Ne söylesem kifayet etmez, kelimelerin yaşlılığı ifşaya erişmez lakin gönül dinlemez
Asla yapamazdım
Ruhumu bir gece hülyasız uyutamazdım
Kalbimin sesine bigane kalıp yaşayamazdım
Ömür defterine yalnız dertlerimi yazamazdım
Belki
Bahsetmek
Sinemde husule gelen
Meyanı aşikâr eylemek
Bir vakitler dillenen,
Ümit edilen, vakti
Gözelerin uzaklardan süsülürken sevdamın
Kefeninin biçildiğini hiçbir an unutmuyordum
Sen yüreğinde onmaz fırtınaların dalgasında
Bizar kalıyordun, hiç bir umut bulamıyordun
Yüreğimi yoluna serdiğimi hissettiğin halde
Ne geçen şu hali zamanın dili var
Ne sine-i melalin serdettiği hüzün aşk için bir ar
Hal solunca, göz ferden uzaklaşınca, takat bir yudumluksa nerde har
Kar niye melalim için titreten nar, nereye yaslansam hicranım durmaz başlar
Gecelerin kuşatan esrarında,
Sinemde hapsolan duygular,
İmdat çığlıklarını atıyorlardı.
Hissettim, o kapıyı araladım.
Sanki fırlıyordu, aranıyordu,
Sakın bir
kuş gibi çırpınma
Bin hüzün içinde yol alıp,
sabırdan vecdini ayırma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!