Bilinmeyenler iklim kuşağında fideler
Yeşertmek için dikilir her türlü filizler
Bazıları var ki ilk adımlarında talihsizler
Ne diyecekler ki kime ne söyleyecekler
Öğrenmek öylemi ne öğreneceği bilmek
Sen yeter ki üzülme,
Avunan, ben olayım…
Yeter ki sen gerilme,
Yerinen, ben olayım…
İstiyorsan kal kendinle,
Razıyım sen üzülme…
Kaç zaman geçti
Zorlayan anlar kalbimi çok titretti
Ruhum hicranla sendelendi umudum hiç tükenmedi
Demek ki yaşanacaktı
Duygularım ancak seninle anlamlaşacaktı
Sinemin sessiz ve sakin çehresinde neleri yaşıyorum anlatmalıyım
Hiç arkama bakmadan, keşkelere akmadan gamdan sıyrılmalıyım
Ruhu rehin alan ne varsa şayet kalbim sadık kaldıysa anlamalıyım
Korkulardan arınmalıyım, idrakin mahlasından aşkla bakmalıyım
Anlatamadım bir türlü,
Sana hiç yaklaşamadım,
Uzaklardan öyle baktım,
Hasretine yandım, andım.
Neleri denedim bir bilsen,
Susmalıyım, hiç korkmamalıyım
Derdin latifliğinden, gamın hissiyatımı bizar edeninden kurtulmalıyım
Bırakmalıyım aşkın kollarına umutlarımı, kanatlanmaya ramak kalan ahımı
Gönlüme trebessüm eden hicranı, ibretin feyzini zerk eden aşkın hüzün yağmurunu
Diledim ki ehli diller arasında bir haz alayım
Kimi kimden sorayım neden vehim taşıyayım
Her hüner makbul müdür bir tasada kalayım
Edebi hal bulunmayınca kime dert anlatayım
Ceddim ki ruhu şad olsun ne ülfetler bırakmış
Meğer
Ne kadar zormuş ayrılık
Sinede bırakmıyor hiç bir aydınlık
Zihnim
Karma karışık ahval bulanık
Nedametin nisyanıyla geçiyor zaman
Kim diyor ki sana aranıyorsun her an
Meraklanma elbet gelecek o aklanan
Takatin, mütemadiyen kesildiği biran
O zatı zülcelâl ki en yakınımızda olan
Feryat ediyordu Mine…
Kendini yerden yere atıyordu…
Yürekler dayanmıyordu artık yankılanan bu feryada.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!