Ne kadar...
Sessiz ve kimsesiz bakıyordu
Sanki ihmal edilmiş nice hikayeleri aralıyordu
Anlamak, duymak, hissetmek ve düşünmek için yokluyordu
Kalbi hassasiyet ve insani haslet hangi seviyedeydi, hiç bilmiyordu
Saklı endişeleri vardı, tedirgin bir haleti ruhiye ye sahipti, mahzun duruyordu
Seyrine dalımıştım hazanın solgun çehresini
Ruhumun hicran busesinden tebarüz eden lehçesini, kalbimin arayış için cehdini
Yıllardır içimi sızlatan hasreti, sükut etmiş muhabbeti, sinemi burkan hissizliğimi
Ne yapmalıydım, kör kuyularamı ümit bağlamalıydım, hal içinde kaybolmalıydım
Yar… Her şey mevsimler gibiydi
Başlangıcından nihayetine kadar
Ne kadar farklılıklar yaşanıyordu
Lakin sessizce gelen duyulmuyordu
Abartıyor, aldanıyor, avunuyorduk
Kelimeler o an manasıyla ahenkleşiyor
Yazılan ne varsa aşkın lisanından hakikatin lahzasını şehrediyor, kalbe sürur veriyor
Yaşamak nefes almaktır diyor lakin aklın ve izanın mubadelesi kalbin hicranıyla meşk ediyor
Nefsim ne kadar bu minval üzre raks ediyor sazendenin bin hüznünü sahnede aşikar eğliyor
Gönül
aşka amil bir sebildir
Hak için
ceht eden mücbirdir,
Yapraklar
Bir bir ardı sıra sararırken
Dal mahzunlaşırken, ağaç kök salarken
Ben sana
Anlatacaklarımın fırsatını
Yüreğimin
Bir kor gibi yandığını
Sana nasıl
Söyleyebilirdim
Sen
Sevdiğini söyleyen,
Hiç karşılık beklemez.
Sevdiğini söyleyen;
Hiddetlenmez, kızmaz,
Sevdiğini söyleyen,
Bağırmaz, nara atmaz.
Mahzun
Yüreğin sızısı vardır
Bir umut adına
Çırpınan vicdandır
Sessizlik içinde
Deruni bir sevdası vardır,
Nefes müddetiyle kaimdir
Kalp, yürekten ari bir nazargahtır, akıl sahrasıdır
Beşer henüz talime muhtaç bir inhisardır, şevk ve azimle halis olacaktır
İnsan olmak rüknü o vakit başlayacak ve kulluk nasibiyle ruh sevdasına kavuşacaktır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!