Her geçen vakit
İçme işleyen ibret yakarışların çığlığıydı sanki
Bilmediğim, şerhine malik olmadığım deruni bir nidanın sedası vardı
Ne kadar yakındı, nefsi telakkilerime ne kadar uzaktı, ruhun enginliğine nazardı
Varlığın hengamesinde
Ve kudretin sahifelerinde cazibeler olacaktır
Hesapsız düşlenen heyacan ne kadar müşkülatı vasattır
Kim umudun peşinde gider
Düşler gerekçesizse söyle nasıl keffaret eder
Utanmayı
ne kadar bilsem
Hassasiyet için kendimden
geçsem, idrakimle kal eylesem
Sakladığın
Nazarların tarumar eylediği bu halim
Cezbe tutulmuş bir iştiyakla sana yöneliyordu
Seni, sana ait
Güzelliklerle ve has gönül bahçende
Sardın, kuşattın yeksan ettin,
Yağmur oldun, rahmet ektin,
Kaynadın pınar oldun, damladın,
Hasretine kavuştun, topraklaştın.
Sessizlikle nüfus ettin, ısıttın,
Yek parende hercümerç olduğum avare
Dili payede arzı endam ederken seninle
Gönül hücrende merakın demindeydim
Sen met cezirin seyrindeyken hayaldin
Hiçbir şey kendiliğinden var olamaz öyle mi?
Sanki küçük bir göletti şu uzaktan gördüğüm
Bir türlü içinden çıkamadığım ve naçar kaldığım hali bezdirendi bu kör düğüm
Şimdi kime ne söyleyim, hali fakirliğimi yakinen bilirim, hicran içindedir cefalı yüreğim
Çileyi rahmet telakki ederim, sabrın eşiğinden ne beklerim, çaresiz ki taaccüp ederim
Artık çaresiz vagonları seyretmekteyim
Hep hissettiğim ses sarsıntısı melaliyle
Geleceksin diye, gelmeyeceğini bile bile
Söz dinletemiyorum derinlerde ki sevene
Ha ne olur bir kez dahi olsun umut tazele
Çıktığım yolculuğun adımlarında
Yaşamak için ne kadar gayretim olduysa gazada farkla
Müddetin afakında, çekilen çilenin sancısıyla aşk yaşamak sevdaysa
Hakka vasıl olmak, gülün kokusuyla uyanmak, şafaklara umutla başlamaktı
Henüz hakkıyla anlayamadığım
Dinlerim neyden
Neyzenin halini ayan
eden vecdinden ve umut terinden
Şairi susturan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!