Ne vakit tefekkür etsem
Başımı iki elimin arasına koyup, derinliğin izlerini sürsem
İçimde nükseden figanı ve feryadı hakkıyla sahibimeanlatabilsem
Ruhum rahatlayacak, kalbim bizar olmaktan kurtulacak,tasavvur başkalaşacak
Dinecek mi bir gün çekilen şu ızdırap
Asla bir şikâyetçi değilim ey ya Rab
Gönül feveran ediyor sanki bir türap
Elbette sen bilirsin sahibim sen yarat
Şaşırıyorum şaşkınlığımın garip acayipliğine
Bir yaratılan olarak ve hem de insan halinde
Onca nebi, elçi ve peygamberler merhalesinde
Kandırılan olmak, avutulmak, tuğyana kaçmak
Aklı kimse reddetmiyor, deliliği kabul etmiyor
Anlıyamıyordum, bazen acaba diyordum
Kimi zaman tedirginliğimi saklayamıyordum,fakat aşikar eylemiyordum
Kimi vakit gizlice bakıyordum, tepkin nasıl olacak diye merak içinde bekliyordum
Hasrettiğimiz vecdimizin kesişmediğini biliyordum niye farklı letaiflerden besleniyordum
Bilmek neye kifayet ediyor
Gül uzaklardan ruhumu temaşa ediyor
Ve kalbim sancılar içinde ötelerin hikmetiyle silkiniyor
Neyleyim ben acizliğimle aşkı
Hilkatimle fark edemediğim sanatkârlığı
Dilenir ki
Her lahzanın
Bir muradı vardır
Rahmetin tecellisine
Adanmış
Nasibi zamandır
Hala aşkın kollarında soluyorsun
Yolun girdaplarında nefessiz kalarak yine ürperiyorsun
Arkası gelmeyen merak sağanağında gözyaşlarına yaslanarak bekliyorsun
Tükenmeyen umudunla ve kalbi serinliğinle ey hak diyerek sabrı nefesleniyorsun
Hangi lahzayı ansam
İçimi burkan nazarlarımı karartsam anmasam
Ruhumdan neşet eden hissiyatı vicdanın lisanıyla okusam
Aklım ve izanım başkalaşıyor ayrı bir hissiyat kapısı aralanıyor hicran içine alıyor
Ne sevgiyi layıkıyla tattık
Bugün hüzünlüyüm şehir suskun
Sanki naçar kalmış ayazın eşiğinde
Yanağıma dokunan ağlamaklı esinti
Gözlerimde can çekiştiren bir zaman
Tutsaklığın girdabını yaşayan sevdam
Ey yapraklar siz bari anlayın,
Koparken, savrulurken yaşayın,
Hasreti kavuran sevdayı koklayın,
Siz bari yerenlere selam yollayın.
Mahzunum, mağdurum seslenemem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!