Nasıl bir dert ki
Şimdi kime ne söylesem
Izdırabımı bir sel misali salıversem
Hicranı anlatan
Nağmeleriyle tükenip gitsem
Artık
Anlaşılmaz oldu
Bu meramı an hakikatlerim
Savrulan bedenim ve zafiyetlerim
Her zerrede ne varsa
Sır, ruhumdan neşet eden hicransa
Gül, nazar ederken sukutu aşk sevdasını anlatan, arsa
Nasıl boyun bükmem, sual etmek için aklım ve azmimi seferberetmem hülasa
Gönlü şehretmeli
Kalbin naifliği ve zarifliği edebiyle nefeslenilmeli
Vicdandan ve ruhtan hakkıyla bahsetmeli, nefse istikamet verilmeli
Secdeye kapanan gönüller, ilmin ve sevdanın sedasıyla taat etmeyi öğrenmeli
Yar...
Kimi nazarlar
Ne kadar
Kimliksiz ve kişiliksiz
Sırnaşık ve dirliksiz,
Ruhundan habersiz
Kimi zaman haykırasım gelirdi
Etrafına nazar eden gözlerim ürkerdi, nedense acaba derdi
Boyun bükmek kederdi, taklit üzere olan inanç kim bilir neye yeterdi
Umut en vazgeçilmez değerdi, emel için şartlanmak esefti, keşkeler ne garipti
İnanırdım, kanardım, avunurdum
Kalın duvarların nefesimi daralttığı yıllardı.
Birçok insanla bir şekliyle müşterekliği paylaşmak zorunluluğumuz bulunuyordu zira adeta kaçınılmaz olan vakıaydı.
Tanış olduğum insanları gözlemlerken terennüm ettikleri nefeslerde hicranın izlerini görmemek mümkün değildi. Aslında saf ve temizlerdi.
Bir güvenle inanmanın…
Çocukluğumu
Yaşadığım yıllardı
Bu yıllarda genellikle
Bir yokluk hâkimdi
Bilemezdim suskunluğun hicranını
Kalbi hıçkırıklar eşliğinde serdettiğin hüznün çığlığını
Ruhumda yaşadığım daralmaların girdabında dalgalar misali açlığını
Nazarınla anlatıyordun her şeyi
Lakin halinin derinliğini anlamak bu kadar kifayetlimi
Artık ruhumu kuşatan bir sevdanın eşiğindeyim
Esen yelin, suskun tepelerin, erişilemeyen melallerin lahzasında seninle nefes nefeseyim
Ah yıllara sari beslediğim ve büyüttüğüm umutlarım, vakt-i mananın salasında yalnızım
Hasret içime doğar, hicranın her manasında hüzün ruhuma ne anlatır, niye katıksızım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!