Ne ülfetli
yerden esinlendik
Hep birlikte latiftik,
insicamımızla hayret içindeydik
Ne olurdu ki bir kez aynı hislerle
Nefes alıyor, seni dalgalar eşliğinde
Şarkıların hazan kokan nağmelerinde
Sirtolarını çalan gemilerin güvertesinde
Emirganın güzelliğindeki çiçeklerde
Gamlı hazanın seherinde biçare bırakırken
Gönül dilimden tek anlayan naif bülbüldü
Kalmadı gönül bahçemde açacak bir gül
Ey kaçan sevgili sen dilediğin yere süzül
Maddiliğe gömüşmüş
Bir insan, öldürücü silah hükmündedir
Şavaşın en büyüğü içerde yapılması gerekirken, bu dışarıya saldırıyor
Doğduğu evreni yabancı görüyor, kendinden olmayan herkesi bir rakip ve tehlike görüyor
İnsan düşündüğü, tahkik
Ettiği ve kimliğini tanımladığı ölçüde,
Bir kıymet bularak, bilgi seviyesini artırır.
Elde ettiği bilgilerle,
Hayatını idame ettirirken,
Hoyrat bir meramın hülyasındaydım
Geçmiş yılların şahikasında solumayı bırakıp dolaşmaya çıktım
Ruhumun mahzunluğunu, kalbimin bizarlığını unutarak başlangıç yapacaktım
Halin fakirliğini, çilenin güzelliğini, sabrın latifliğini, kanaat şevkini anlatacaktım
Sakın ağlama, nefesini acziyet içinde bırakma
Kim çıkarsa çıksın karşına, illaki kalbin lisanından bir an bile geri kalma
Ruh neyi bekler, akıl neden vuslat için azimet diler, gayret niyetinle eşdeğer yılma
Ne kadar suskun çığlığın varsa, an ve zaman sinene akan hicransa, sakın usanma
Âdem mi adamlığa ulaşmayan canı mı bilmem
Sürekli saldırısını kusuyor şefkatsizliğinden
İdrakten yoksun sefilliğinden paye hedefken
Mücerret hakikatleri görmekten azade iken!
Her kelamında husumet var, arlanmaz nazar!
İçimizdedir
sakladığımız çığlıklar
Vaktini beklediğimiz
sızı zerkeden sancılar
Hak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!