Bilir misin
Seni hissetmenin
Çok yakınken hasret çekmenin
Yokluğunda
Çaresizliği nefeslenmenin
Sen giderken yıldızlar hüzün içinde
Saçlarım tek tek haşyet hiddetinde
Sesim çıkmaz, rüzgâr çok esse bile
Koşuyorum akan yaşların nefesinde
Hal kalır mı heyhat şevk iflas edince
Mahzun bir haykırış nasıl hükmü vaki
Takatsiz bedenin son gayretleri misali
İçselliğimde sabretsem duyacak sanki
Hasrete soluyan acizdi mızrabın nefesi
Nazar ettiğim her bir canın muhayyilesi
Rıhtımların
En mübariz arz
Olunan sahavetiyle
Sessizliğini koruyarak
Yalın ayak izlerini
Kaç zaman oldu kim bilir
Sinemin yaşadığı elim sancılara ne derim
Kalbimi hasretin sızısıyla demlediğim kederim ah çekerim
Kime ne söylerim sukutumla seyirdeyim evet hala nefesinle beklemekteyim
Sen susarken idrakten nazar ederken
Hakikatin sır perdesini hazla aralarken
Sabrı cemilin vâkıfıyla da nefes alırken
Olmuş ve olacaklar karşısında susardın
Çünkü sen hilkati bilen akıbeti gözleyendin
Bilmiyorum nereye gidiyorum,
Sessizliği, arıyorum, dalıyorum,
Ağacın yaprağında, kuşun gagasında,
Bulamıyorum, hala adımlıyorum.
Ağacın daları, semayı kapatmış,
Yağ yağmur öyle yağ ki
Kalmasın rahata etmeyen bir bulut
Semanın haykırışlarını öylece akıt ki
Senden tezahür edecek her bir umut
Toprağı çektiği hasretine kavuştursun
Yeşersin mahzende ki filizler
Öyle özledim ki bir bilsen çölün rengi
Serabı ahengi umutların kalan hecesi
Sineyi halim Ummanların misali seyri
Öyle özledim ki hiç göremeyecek gibi
Aşk yolunda ölüm ne ki o nefes yeter mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!