Hangi lahzayı ansam
İçimi burkan nazarlarımı karartsam anmasam
Ruhumdan neşet eden hissiyatı vicdanın lisanıyla okusam
Aklım ve izanım başkalaşıyor ayrı bir hissiyat kapısı aralanıyor hicran içine alıyor
Ne sevgiyi layıkıyla tattık
Bugün hüzünlüyüm şehir suskun
Sanki naçar kalmış ayazın eşiğinde
Yanağıma dokunan ağlamaklı esinti
Gözlerimde can çekiştiren bir zaman
Tutsaklığın girdabını yaşayan sevdam
Ey yapraklar siz bari anlayın,
Koparken, savrulurken yaşayın,
Hasreti kavuran sevdayı koklayın,
Siz bari yerenlere selam yollayın.
Mahzunum, mağdurum seslenemem,
Bazen yazmak
Kifayet etmiyor,
Sine hakkıyla
Ayan edilemiyor
Ne zaman hüzün
İkliminde nefeslensen,
Artık...
Eylül sinemde yaşıyor
Hissiyatımı sessizce alıp ötelere götürüyor
Bazen zemheri karşıma çıkıyor, o an içim titriyor
Sıcak bir bakış, bir meltem, bir Nisan Yağmuru aklıma geliyor
Düşler ne kadar ıssız, baktığım her yer sanki umutsuz, yüreğim daralıyor
Biliyorum ki sukut edersin
Her hikmet ve nimeti kalbinin sahibinden beklersin
Bela ve şer konusunda ne kadar dikkatlisin, hassasiyeti sanki öğretensin
Niçin bu kadar muvazene içindesin, hiç rahat yüzü görmeyecek misin
Yoksa bu hal üzere yaşamaya mefkuren için bedel misin
Size olan hasretimin,
Ateşiyle kavrulurken,
Kıyafetim figan ediyordu.
Değildi şikâyeti, yok olmak,
Tarumarı yaşamak,
Sessizliğinde bitmek.
Gün henüz yeni başlıyor
Ruhum sessizliğini koruyor, sukutu kuşanıyor
Kalbim hicranı anıyor, şevk halimi bırakıyor, bekleyen yol ne arıyor
Hasret sinemde başkalaşıyor, umutlarım ne vakit sürurlaşacağını bekliyor
Sanki her anım bir hazan
Çok farklısınız,
Yazdıklarınız,
İlginç ve güzel,
Etkileniyorum…
Bilmiyorum…
Bu güzellikleri,
Kardelen
sokağındayım
Baharın en münbir hazzını
aşikar kılan sırla başbaşayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!