Üşüten ve titreten zamana
Bir sözüm olmalıydı,
Hiç değilse melalim konuşmalıydı
Ne kadar hicranım varsa, hüzün
Her daim yüreğimde kaim olan acıysa
Sormalıydım, birilerine anlatmalıydım,
Yaram çok derin
Ne zaman ellerimi yüreğime koysam
Hicran deryasına kapışıp, sessizliğin sahillerinde ağlasam
Gecenin her lahzasında titreyen yüreğimin tellerinin nidasını bir bir anlatsam
Her hecesini güfte yapsam, gönüllere yazılmış bir besteyle divana çıksam ve bir nebze rahatlasam
İkindi vaktiydi,
Bank dahi kimsesizdi,
Çimenler sessizdi,
Yapraklar çaresizdi,
Tutunduğu dalı,
Bırakmak zorundaydı,
İhtiyaçlı mıyım
Yıllara sâri olarak beklediğim
Sabır girdaplarında ömrümü tükettiğim
Senin beklettiğin
Bir ürperti içince nefeslendiğin
Ne vakit yalnız kalsam
Hüznün refakat ettiğine şahit olurum
Bazen bir yaprak ve bazen de bir kuşun kanatlarındayım
Haz adına her ne varsa
Sinemde derlediğim uhdeler sıralanırsa
Ah sessiz soluğum,
Yine hazanı yaşıyorsun,
Yalnızlığına sığınıyorsun,
Nağmelerde aranıyorsun,
Ne olacak senin bu halin,
Bitmeyecek mi melalin,
Sevdasıdır dağlayan
Ruhu hicrana salan, kalbi kederle buluşturan
Gözyaşlarını sessizce akıtan, umudu sabırla arıtan, çileyle barıştıran
Hünkarın sofrası kime lazım, fanilikte nefis nasıl bir can için cezbe salan bir adım
Ah o çocuklar gönül imbiklerimiz…
Medarı iftiharımız, sevgi yumağımız…
Neşe kaynağımız, teselli sığınağımız…
Şefkat pınarımız, oyun arkadaşımız…
Yalnızlık dostumuz, sır perdemiz,
Canımız, ciğerimiz, beden parçamız,
Gönül,insan sülbünün deryasıdır
Lamekan olan bir zamandan sudur eden, aşk-ı vuslatın şiarıdır
Kimi zaman hicran ve bazende hüzünle yol alan bir seyr-i devranın iştiyakıdır
Ne kadar ihlasa erişirse, hal’ini kal’iyle müsavileştirirse nazargah olan makamdır
Çareler ki artık mecalsizdir tükeniyor
Halin dertleri yüzünden ketumlaşıyor
Çaresizliktir ki alıyor idraki öyle arıyor
Ahdin seyrinde nefesleniyor tükeniyor
Sevsen ki ne olacak derman mı olacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!