Ne kadar
Meşgul olursam olayım
Duyduğum bir ilahi davet mesh ediyor
Duruyorum
Arkama yaslanarak
Ne hazindir ki bazı kimseler mukallitliği hala bir telakki zannetmekteler.
Mefkûre hazzına vakıf olmadıkları sürece bu illet hastalık
onları yalnız bırakmayacaklardır.
Hala zannın “ön” takısıyla sefih bir hal ile yaşamaktalar.
Ne kadar hazinmiş
Nefeslerin kifayet etmediği bir gerçekmiş
Kalbi muhabbet olunca, sevgi kalbe dolunca çare tükenmezmiş
Bilmem ki kaç kez adımlamıştık
Devri âlem içinde zamana umutla bırakmıştık
Bir nebzede olsa
Yüreğimin yangınlarına yetiş gecikme
Sinemi dağlayan sancılara geçit vererek ruhumu eritme
Elem kalbi yorar
Gam kederler içinde zihnimi karalar
Ya Rab…
Ne hakkıyla kul oldum
Ne de Efendimize layıkıyla ümmet olmayı başardım
Sanki bir ömür yaşamak için yaşadım, ne derleri gayem sandım
Bilmeden ve öğrenmeden sevmeye çalışsam da bir türlü içinden çıkamadım
Din adına hezeyanlara kapıldım, din adına konuşanlara inandım lakin yanıldım
Sen
Ne yapardın söyle
Benim gibi iki arada bir derede kalırsan
Yukarıya baksan,
Aşağıda aransan, ayalinden
Senin
Haklılığın karşısında
Halimde söyleyecek hiçbir söz bulamıyorum
Biliyorum
Nihayet
Sende bulmuştum
Seninle kavuşmuştum ben huzura
Bizarlıktan
Uzanılan şevki refaha
Kahrı yutsam da, deli divane olsam da
Anladım ki, gönül diyarımda çaresizim
Beklemedim o sevgili yardan sevilmeyi
Yüreğine girmeyi, gecelerinde anılmayı
Mısralarında solumayı, sazında olmayı
Yarım asra yakın bir vakit geçti
Sanki sinemde düğümlenmiş bir feryad misaliydi
Kuşku ve kaygılarım ne kadar ağır geldi
Günyüzüne hasret muradım nerdeydi
Hangi umuda bel bağlasam serdi
Sessiz çığlık ibretiyle titretirdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!