Sen ne kadar susarak uzaklaşsan
Kalbi selamını hasretmeden Ummanlara hüzünle aksan
Hiçbir ses çıkartmadan halinin derinliklerinde hicranla adımlasan
Yinede aldırma, bir yeis içinde nefesini soldurma, hasretin sancısıyla hiç uyanma
Kalbin sahibi yaratan haliksa
Söyleyemem
Sakladığım gözyaşlarımı
Sana hissettiremem seni ben üzemem
Bilemem
Sana karşı hislerimin
Çok hazinde olsa biliyorum
Sırlarımla sırılsıklam olarak ebede doğru gidiyorum
Kimselere söz etmiyorum ve boynumu bükerek öylece nefesleniyorum
Umutlarım hazanı andırıyor
Korkularım zemherinin titretmeleriyle hali yıldırıyor
Hiç zannetmiyorum,
Ben sadece hissettiğimi söylüyorum,
Elbette ki kalbimi dinliyorum ve düşünüyorum.
Mütemadiyen söylenmek,
Düşünmeyi öteleyerek fevrilik etmek,
Önderimiz, hiç tereddüt etmeden, uğruna başımızı koyacağımız, o kutlu insanın, kâinatın sonuna kadar, mesajının silinemeyeceği efendimizin, asrıydı.
Fakat o kutlu insanların, yaşadığı saadet asrını, iyice, anlayamadan, özümsemeden, kıyas etmeden, sosyal dengeleri düşünmeden, duyulduğu gibi yaşamaya kalkarsak, hatalarımız, maslahatlarımız gün yüzüne çıkarak sırtarır.
İşte çözümsüzlüğe, keşmekeşliğe, bulanık suda avlanmaya, o zaman kapı aralamış oluruz, o nedenle Allah’ın veli kulları, gecenin karanlığında ki bir yıldız gibi, cazip, çekici ve celbeden olurlar.
Gecenin o kuşatan esrarında, yıldızlar bizler için ne kadar muamma ise, hedefinden sapmadan, fire vermeden vuslata koşuyorsa, Allah’ın veli kulları da, ancak o kadar berrak ve şeffaf, olmak durumundadır.
Olduğunca, züht ve takvayı kuşanarak, dünya ve nimetlerine boğulmadan, efradının felahını temin ederek, en güzel şekliyle Allah resulünün, ilkelerine azimet dekliğinde yaşayarak hal ehli bulunan bir kimlikte, olmak zorunluluğu vardır.
Bu ölçü ve mihengi, kuşanmış olan, muttaki insanları, dareyn saadetine bir muştu sunan, Allahın hanif kullarını, Allah ve resulünün dostları olarak elbette aramalıyız, bağlanmalıyız, nasihat ve tavsiyelerine uymalıyız.
Merak etme, yoktur sana bir sözüm
Kelam dilinde, ben edeben öksüzüm
Kendi halimde vasviyet yoksunuyum
Bildiğimi yazar halis dostluğu ararım
Sen serbestsin tercihlerinle erdemsin
Bırakın
İç sızım bir an durmasın
O yârin yoluna yürek kanasın
Sinede
Bahar açmasın, solsun
Ne söylesem kar etmeyecek bilirim
Nefesin kadrinde eğleşen bir fakirim, aşkı merak ederim
Ne sevdanın hasretiyle elem içindeyim ve ne de gam ile yolu tarif edenim
Hak için ikamet eder, fark için kalbin sesiyle ibreti rehber edinerek nefesi arz ederim
Neyleyim ki kalbimle dertliyim
Nefesin seyrinde inşiraha hasret bir dilenciyim
Ne deliyim ve ne de derviş zahitliğinde bir erim, sefilliğimle eleneyim
Ölmek neden korkutmaz halimi
Kararmış kalbimde ki lekeleriyle kefil nefesimi
Giderken
Hicranımla elemler neye yarar diye
Demledim sineyi hazanımı ölüm vaktine
Açtım işte
Gönlümden süzülen hicranı nefese




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!