Karanlıklar çökünce hüznün mertliğinde
Halin muhtaç olduğu hasretin kederiyle
Mısralarla okunan o yüce aşkın halvetiyle
Yakalanamıyor bir türlü kalacak külleriyle
Bitmez çekilen setler açılmayan perdeler
Bir daha cihana gelsem ne olacak ki
Hicranın katrelerinde kimler solacak
Hasretin yumağında bir ilmik olunca
Nefesler tutulunca yürek ki durunca
Ahlar çekilir ki istenmeyerek dertlenir
Eğer
Ruhi ve
Zihni bakımdan
Nefsi zafiyetleri
Tezkiye etme muradından
Su al edersen
Oysaki ne kadar değerli!
Ezelin ve ebedin sahibi verendi!
Eza ve cefa aşkın kendisiydi!
Hanif kullar sabreden nefeslerdi!
Bazen insan olmamız nedeni ile
Hicranın katrelerinde sinemizden
Gitsin, nereye giderse,
Sevsin, kim ki dilerse,
Versin, feda edecekse,
Ölsün, bir an bitecekse.
Kalsın sevdaya hasret,
Gün ağarmıştı,
Seherin serinliği
Tenime nüfus ettikçe,
Bir ürpertinin refakatiyle
Gözlerimi açmıştım.
Her ne kadar gözlerimi
Sanki
Sevgiye hasret
Bir gönülden
Yansıyansın
Hep olması
Bilmeli elbette ki, duymalı ey yar
Esirgediği bir selamı vermeli yar
Sevgimi haykırıyorum ne demeli
Ayaklarına mı gitmeli ne söylemeli
Bildiğini biliyorum, elbet diliyorum
Zaman
Bir anlığına korunan
Kan akışını durduran can
Evvelinde kar
Öyle bir yağar ki
Dilersen ne sen sor nede ben söyleyeyim
Bırakın şimdi, kendi halimle yüzleşeyim
Düşüneyim zamanı kaybolan her bir anı
Ruhuma olan bu yabancılığımı unutayım
Hastayım yasların karasınadır tüm ahım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!