Dokunamasam,
Bakamasam da,
Sen de
Yalnızlığı,
Öyle çok,
Yaşasam da,
Sen
Öyle bir düş ki
Kelebeklerden çok farksız
Seni
Sonsuzluğa ötelerken
Unut beni, unutmak zorundasın derken
Çaresizler geldi aklıma ürperdim aniden
O vakit sanki giyotindin hızla indirirken
Anlamak istemiyordun gönlün diklinden
Değil mi her zaman güller koparılmaz ya
Yeter artık, sumaktan bıktık,
Bilen sandık, sarıldık, kandık,
Sıkıntıyı hep bizler omuzladık,
Takatsiz kaldık, sarardık, solduk.
Millete, her daim hükmedenler,
Ey arzuhalci yaklaş bir bana bak,
Yüzümde yansıyanı öylece yaz.
Hal adamısın, anlarsın derdi gamı,
Yaz arzuhalci meramımı efkârımı...
Derdimi hiç kimselere anlatamam,
Efkârımın bulvarında adımlarken,
Sessizlik hüküm sürüyordu.
Biçare halim, her an karşıma çıkıyordu!
Hislerim gemsiz ve kalbim ritimsizdi!
Ahenk denkliği yoktu…
Bazen, derinlerden güzel’e konmak,
Sizler, tabii ki süzülürsünüz,
Baktığınız yerden görürsünüz,
Sevilirsiniz, terk edilmezsiniz,
İstediğiniz yerde görülürsünüz.
Bilseniz sizleri kıskandığımı,
Öyle bir düş ki
Kelebeklerden farksız
Sonsuzluğa
Asrın teknik dimağları
Seyrederken seni
Muhayyilesi taaccüple
Dilerim
İnanırsınız,
Bugün başladığım
Bir hikâye çalışmasını
Bırakmak
Zorunda kaldım.
Yaralıyım
Dertlerimle sıralıyım
Derman için sabrın devranındayım
Hasretin
Vuslatın en yanık adıyım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!