Mütevazı bir salon, yoktu yerlerde mermer,
Toplandılar tek yumruk, kocamandı yürekler,
Karar vardı, söz vardı; yoktu artık hainler,
Sarışın Kurt’a dönüp: "Liderimiz" dediler!
Meclis demek millet demek, bu irade milli,
Ey gafil! Bir ulusu anlatamaz
Ne saçının, ne teninin renkleri.
Sarışın, kumral, siyah, kahve, beyaz;
Pek fark yok, bunlar Allah ayetleri.
Ey gafil! Bir ulusu anlatamaz
Bir kaos sürer alttında semanın,
Gelmeyin üstüme, gelmeyin dostlar!
Sırtımda küfe var, bir tona yakın,
Gelmeyin üstüme, gelmeyin dostlar!
İnsan denilen bu tuhaf varlıkta
Güneşi saklar her günün gecesi
Sanırsın bizimle saklambaç oynar.
Güneş sobelenir her şafak öncesi
Bir ışık oyunu gözleri okşar.
Dünya gezinir güneş etrafında,
Bugün kendimleyim, günlerden yalnızlık
Düşündükçe anımsattı hatıralar…
Dalıp gittim yalnızlığımda bir anlık
Sordum: Nerede, dün arayıp soranlar?
Çat kapı gelirdi o dost bildiklerim
İkiz kızlarım var, hem doğdu aynı yılda,
Üstelik ay da bir, doğdular aynı ayda,
Bakın bu kötülük bizi bıraktı darda!
Söyleyin Gülistan kızımıza ne oldu?
Bu kadar vahşilik kanımıza dokundu!
Allah sana pislik yazmaz, istemezsen,
Kaderi iyi öğren, atma istersen!
Deme “Bu da Allah’tan”, bir haltı işlersen…
Hem kader dersin hem sınav? Hadi ordan!
Bir yobazsın sen, zırvalarsın doğrudan!
Yıllarca konuşuldu Haim Nahum adı;
Doktrin, altınlar, hırsızlık… vallahi baydı,
Hiç tanımıyorlar, o siyonizm karşıtı!
Bilmezler, Lozan’da sadece bir üyedir!
Bilmezler, siyonizmle kavgalar etmiştir!
Tarafsız gözle bakalım tarihe
Övülerek anlatılır zaferler.
Ama sıra gelince yenilgiye
Ufak tefek uydurduk mazeretler!
Cephe gerisine kaçmış Çinliler,
Köklerini çokça sorguladılar?
Hakkında çok hikayeler yazdılar!
Ama bir ihanet yazamadılar!
Ufak ufak iftiralar attılar,
Bir gün mahşerde görülür hesaplar!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!