Günü saklayan her günün gecesi
Sanırsın bizimle saklambaç oynar.
Güneş sobelenir her şafak öncesi
Bir ışık oyunu gözleri okşar.
Dünya gezinir güneş etrafında,
Ey gafil, gel esir kalma şu zamana!
Zaman dediğin algın ve idrakindir.
Ayrıca varlığın varlıkla raksına
Ara sıra senin de eşlik etmendir...
Eğer olmasaydı bu cümbüş, gösteri
Deme, bu “Allah’tan”, bir pisliği yersen
Allah sana pislik yazmaz, istemezsen!
Kaderi doğru öğren, atma istersen;
Hem kader dersin hem sınav? Hadi ordan!
Bir yobazsın sen, sallarsın hep kafadan!
Yıllarca konuşuldu Haim Nahum adı,
Bilmezler, Lozan’da sadece bir üyedir!
Hiç tanımıyorlar, o siyonizm karşıtı,
Bilmezler, mezarı Kahire merkezdedir!
Neden yaşamıştı bir İslam ülkesinde?
Tarafsız gözle bakalım tarihe
Övülerek anlatılır zaferler.
Ama sıra gelince yenilgiye
Ufak tefek uydurduk mazeretler!
Cephe gerisine kaçmış Çinliler,
Ezberlemiş bir kere, söyler yekten;
Celallenir, sanki cin şeytan çarpmış.
Almanlar araba uçak yaparken
Cumhuriyet bize heykeller yapmış(!)
Nedense bakmaz daha gerilere;
Oy Pepe yaşlı Pepe
Sen gel böyle oynama!
Ayıp olur gençlere
Ayağına dolama.
Bakamadım buradan
Doğduğu için bir bayram sabahı
Babama verilen isim Bayram’dır.
Osmanlı olarak başlar hayatı!
Doğumunda, bayram etmiş adamdır!
Doğmuştur babam bir bayram sabahı,
Ey hasretin diyarı, yalnızlığım benim!
Yıllarca dertleşmek istedim senin ile.
İnsanca ve şehirce dönmedi bu dilim;
Sen mazide dertleştin nice şair ile!
Kim bilir, hangi lisan ile konuştular?
Sanmayın şiirin dizelerinde
sanki çare bulacak dertler...
Bazen mutluluk verir, bazen keder
bazen de kifayetsiz kalır
gönülden dökülen kelimeler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!