Camiden, türbeden, bazen Mekke’den
Pozlar verip barları “tekke” gören,
Haram yiyen, söven, bazen fenomen...
Ne insanlar gördüm diyemedim ben...
Bir an durakladım, dağıldı cümlem…
Bir gün masum Ferhunde Melikzade
Sessiz yürürken bir türbe önünde
Bir şeyler yazan bir muskacı gördü
Ve uyardı onu uygun bir dilde...
Çok görmüştü şu muska yazanları,
“Kemal Paşa Filistin’de mağlup oldu”
Derken yüzleri kızarmadı yalandan?
Halbuki harp planlarını yanlış buldu
Ve rest çekip istifa etti doğrudan!
Her yerde Mehmetçiğe kurulmuş pusu
Kur’an’ı doğru okuyun, doğru anlayın;
Demiş midir hep çoğalın, çok olun diye?
Ve demiş midir üst üste mal, servet yığın?
Yanıtı veremeyiz okursak ölüye...
Bir bakın ne söylüyor Müminûn elli beş:
Ey Turan illerinin bilge kızı,
Hilale sevdalı kutup yıldızı,
Gökalp ruhlu, Türkiye sevdalısı!
Seninle anlam buldu yerkürede
İki devlet, tek milletin davası...
Mütevazı bir salon, yoktu yerlerde mermer,
Toplandılar tek yumruk, kocamandı yürekler,
Karar vardı, söz vardı; yoktu artık hainler,
Sarışın Kurt’a dönüp: "Liderimiz" dediler!
Meclis demek millet demek, bu irade milli,
Ey gafil! Bir ulusu anlatamaz
Ne saçının, ne teninin renkleri.
Sarışın, kumral, siyah, kahve, beyaz;
Pek fark yok, bunlar Allah ayetleri.
Ey gafil! Bir ulusu anlatamaz
Güneşi saklar her günün gecesi
Sanırsın bizimle saklambaç oynar.
Güneş sobelenir her şafak öncesi
Bir ışık oyunu gözleri okşar.
Dünya gezinir güneş etrafında,
Bugün kendimleyim, günlerden yalnızlık
Düşündükçe anımsattı hatıralar…
Dalıp gittim yalnızlığımda bir anlık
Sordum: Nerede, dün arayıp soranlar?
Çat kapı gelirdi o dost bildiklerim
İkiz kızlarım var, hem doğdu aynı yılda,
Üstelik ay da bir, doğdular aynı ayda,
Bakın bu kötülük bizi bıraktı darda!
Söyleyin Gülistan kızımıza ne oldu?
Bu kadar vahşilik kanımıza dokundu!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!