Doğruyu söyleyin, bakmayın öyle şaşı
Ne nikah ne nişan Nebi yapmaz çocuğa!
Nedir Ayşe Validemizin nikah yaşı?
Ne nikah ne nişan Nebi yapmaz çocuğa!
Bu rivayet değil, sanki açık eksiltme,
Ula garip uşağım
Bakmayasın kusura.
Nereye gidiyorsun
Yolları sora sora?
Yürürken sokaklarda
Zor şartlar altında geldiler Balkanlar’dan;
Türk, Boşnak, Arnavut; nitelikli insanlar!
Kucak açtık onlara, Evlad-ı Fatihan…
Mehmet Akif gibi millete güç kattılar!
Hele Selanik göçmenlerine haince
Masum insanlar, yaşlılar, bebeler
Öldürülürken nerdeydin birader?
Bunları çözerken aklımız gider;
Terör karşıtlığın tebrike değer(!)
Genç, yaşlı, kadın, çocuk hep beraber
Ben de Eylül çocuğuyum, anam şahit;
Eylül ortalarında doğduğum vakit
Kaçıncı gün? Takvimlerde bulamadım,
Belki on dört, belki on beş soramadım…
Ben bu yüzden her yaş günü yalnız kaldım!
Türklük duruşum, asla kimlik sormam;
Ne Türkçü ne ırkçı, Türkoğlu Türk’üm.
Elle bozkurt yaparken şaşı bakmam;
Ne Türkçü ne ırkçı, Türkoğlu Türk’üm.
Üstünlük taslamam, insan kutsaldır,
O, büyük asker, dâhi, lider olsa da
Bazen çocuk gibi davranır Atatürk!
Üstlerinden gelen yanlış talimata
İtiraz eder, “oynamazdı” Atatürk!
Asker olsa da fazlasıyla özgürdü,
BİR HINZIRA SESLENİŞ
Kalın harflerle içi boş lafları
Anlamadan hep vakitsiz konuştun.
Suçlayarak karşında olanları
Sen her yanlışı yanlışla savundun.
İlk nefes aldığında insanoğlu
Ağlayarak selam verir dünyaya!
Ancak ağlatarak bitirir yolu...
Gelirken giderken doyar acıya.
Sanki biraz nispet edercesine
Yetmiş dokuz yıllık yaşamında
Karanlığı yıktı Aşık Veysel!
Hisleri ışık oldu ona da,
Kalp gözüyle gördü Aşık Veysel!
Geçti uzun ince dar yollardan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!