Söylemiştim sana!
Bu ağaçlar kof... Çürüyecek bir gün
Dökülecek derisinden pul pul
Biçimsiz ufuklarından çırılçıplak vurulacak
Tek tek soyunarak elbiselerinden
Dilim dilim dizilecekler
Gelinliğini giyinmiş ay hilal
Maviliğe yelken açmış
Kanatları altında kabarmış
Güğümleri göğünden taşmış
Boğuyor hüznü duygular
Uçsuz bucaksız gökler sonsuz bu ova
İşte gör ey yüce Tanrım yetmiyor
Yarattığın varlığa
Çiçeklerin rengi kaçtı
Kan değdi toprağa
Dünya maratona kalktı
Kurbanım sunağına derin yara bir bıçak
Hangi aşkla saplandı derbederim ay gülüm
Belendim kundağına kaküllerin gür saçak
Başım koydum hak andım kurşunları say gülüm.
Dikenlidir sıratın yolcusuyum yokuştur
Dursun saatlerin zaman dinlesin
Aşk sürgünü kalbim nerden bileyim
Dilnaz vaatlerin aman binlesin
Aşk vurgunu kalbim nerden bileyim
Çekilsin perdeler kuş sesleriyle
Kurşunlanır hislerim kuşların telaşından
Duyumsarım çığlığını dalga boylarında
Bir yerlerde acı can çekişir
Taşar bagajından duygular gözkapağından sızar
Damla kuyularında ateşli kazan.
Karanlığın sihri seyri hoş mudur?
Sancılı göklerin serin geceler
Ahri gözlerinden gayrı yaş mıdır?
Yıkanır yıldızlar derin geceler
Kamaşan gözümden hesap sorarsın
Gür ormanların içinde kendimi
Sessiz bir ağaç gibi görmeye başladım
Diğer ağaçların sefil halleri içimde depremler yaratsa da
Kıpırtısız acınası halim.
Bir kuşun ayakları altında eziliyorum.
Ciyak, ciyak çığlığıyla kim bilir,
Mezarını derin kazan ey dilber
Aydan siluetin şiirlerimle
Çizeyim taşıma müsaaden ver
Çekeyim günahım eserlerimle
Sorgu melekleri beni dinlesin
Ey ozanlar yazanlar
Kutlu gün cumhuriyet
Kaynar kanım kazanlar
Damarımda hürriyet
Sabaha doğan güneş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!