Dünya yükünü bırak, kapansın yorgun gözün,
Dudağında kalsın hep o en son tatlı sözün.
Ecel provasıysa her gece şu uykumuz,
Tebessümle silinsin içimizdeki hüzün.
Gönül heybesi boşsa, huzur sığmaz içeri,
Hukuksuzluk almış başını gidiyor
Bu bozuk sisteme bi dur de aslanım
Vekalet alan asılı ezip geçiyor
Ona bu yetkiyi veren kim bil aslanım .
Efendisi olmak varken sürünmek neyine
Tehdit ve korku ile bu hale geldi ama böyle gidemez
Geldi de geciyor bile dur demenin zamanı
Sağır olup millete duymayıp da durmayanı
Elbet gelir sandıklara gòmmenin de zamanı...
Karıştı iyice at izi it izine bu ara
Deli gönlüme bağladığın o sarı saçlar , ilmek ilmek çözülüyor Mihriban!
Ayrılığa dair şiirler tükendi, istemiyom artık ölümü
Kalan ömrümce koklamak istiyorum filizlenen aşk gülümü
Helal et hakkını, gönlümde yeni bir aşk seziliyor Mihriban!
Yâr yazıyom yar okuyom kalem elden düşmüyor
Aklımı zaptedemiyorum sana gidiyor.
Kalbime engel olamıyorum sana gidiyor.
Her geçen saniye murat murat olmaktan çıkıyor.
Duygularımı durduramıyorum, seni özlüyor...
Sen sevme beni, avcunu yalarsın desende durmuyor,
Belirsiz bir yaşamın eşiğindeyiz
Var ile yok arasında akıyor günler
Su akarken testisini dolduruyor kurnaz
Garip direnerek hayata ömür tüketmekte...
Hayat dürüste zulüm getirir
Duruşu asalet, özü hakikat,
Edepten libası, tadı olmalı.
Sözünde sadakat, özünde şefkat,
Gönül defterinin adı olmalı.
Bir günlük hevesle gelip geçmesin,
Gönül defterini kapattım bugün,
Gözümde bir damla yaş değilsin sen.
Koptun gittin içimden oldun kördüğüm,
Hayalime giren düş değilsin sen.
Gidişin sarsmadı, yıkmadı beni,
Düştüğünde anlayacaksın,
Herkese ne kadar da uzaksın,
Ne kadar da yabancı sana, yakın sandıkların,
Hiç tanımıyor gibi bakmalarına, şaşıracaksın...
Kimi seni hiç tanımayacak,
Ben yalnız doğdum yalnız yaşadım
Hep bir bahtsızlık düştü şansıma
Ne pişman oldum ne de ağladım
Hep bir kahpelik düştü şansıma...
Eza ile cefa ile yoğruldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!