Bu gönül yarasını saramam ki bir daha,
Sana söz verdim ama, yenildim bu sevdaya.
Düşürdüm gönlümü yüzüm yok karşında durmaya,
Ne yapsam ne etsem yetmez, sensiz geçen bu zamana,
Bilmeden oldu.
Bugün anneler günüymüş,
Mezar taşına bırakılan gül gibi buruk,
Yaram gibi, taş çakıl el değmemiş toprağı,
Bir çocukluğun kaybolup yitmesi kadar derin...
O buruk gülün yapraklarında, bir ömrün özlemi titrer.
ERKEK:
Ne garip, kaç mevsim geçti aradan,
Hâlâ aynı taze sızı bu yara.
Bugün bir başka esti yokluğun,
Yüreğime saplanan buzdan bir cıda.
Q
Düşünmeden yürüdüm, ne olur sonum demeden
Yaptım aklıma eseni, isteyip düşlemeden
Hiç ölmeyecekmiş gibi yasardım önceden
Bir adım sonrasını hesap ederim, bugünden sonra....
Ne para ne puldu, aleme nizamdı bir tek hedefim
DÜET
Bugün cam kırıkları batıyor içime,
Gözlerin sanki yeminini bozmuş.
Oysa her sabah, seninle uyanmak var,
Kutsaldı, penceremden süzülen ilk ışık kadar...
Bugün gün doğmadı, bir ses uyandı
Gönül soframıza neşe boyandı.
Ezelden ebede bir sır dayandı
İyi ki doğmuşsun şımarık Hayal.
Yorumun can verir cansız sözlere
Bugün yine adın düştü dillere,
Sanki bir ok saplandı o an yere.
Kapıya bakakaldım, dondum öylece;
Sığındım sustuğum ıssız kederlere.
Söyleyemem adını, dilim mühürlü,
Adam:
Bugün yine ismin düştü dillere,
Dondum kaldım, bakamadım yollara.
Gözyaşım karıştı gizli sellere,
Seni anlatmaya yetmiyor kelam.
Q
Bu hayatın bir yakası diken, bir yakası gül,
Ne zaman diksem iğnemi, kanar bu gönül.
Gerdikçe gerdikçe ipliği, uzamadı ömür,
Bir yanımız eksik kaldı, bir yanımız yırtık çul.
Kırk düğüm attık belki, çözülsün diye,
Bulamadım dünyada gönüle mekân,
Nerde bir gül bitse etrafı diken.
Bir sığınak aradım hep köşe bucak,
Yorgun düşen yüreğim, atesten sıcak.
Gözlerim arıyor bir nebze huzur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!