Dünya dedikleri bir garip hancı,
Gönlüme saplandı bitmez bir sancı.
Dost bildiğim bile oldu yabancı,
İçime atmayı öğrendim usta.
Gülüşler ardına gizledim narı,
Dünya dedikleri bir kuru kavga
Dalar mısın derin sığ mı bu dalga
Mihnet etme sen, dosttan başkasına,
Yorulursun sonra yapma demedim mi
Mert olanın aşı zehir olsa ye
Dünya bu, ah dünya, yalan dünya!
Nerede insanlık, nerede benlik?
Satılmış beyinler, kararmış yürekler,
Para pul için çiğnenmiş şerefler.
Makamlar, mevkiler, süslü koltuklar,
Dünya dönse ne çıkar, eksenim kaymış bir kez,
Güneş doğsa ne fark eder, ruhum karanlığa eş.
Milyon el uzansa da, kalbim doymaz, bulmaz haz,
Sen beni sevmedikten, cihan sevse ne kalleş!
Güzeller kervanından, gül dökülse yoluna,
Dünya gurbetinde bir derin yara,
Vuslatı olmayan yollar aşk imiş.
Ermek değil niyet, düşmek narlara,
Dili lâl eyleyen haller aşk imiş.
Göz göze gelmeden yanmak derinden,
Dünya malı için gönüller yıkan,
Menfaat yoluna köşkler kuran,
Hakka giden yoldan geri duran,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Nereden gelip, nereye gidersin?
Şu dünyanın gamı kederi, insanlığa dert olur,
Bir olsak, birlik olsak, bu dertler hep biter.
Hakk'ın kelamı aşktır, sevgiyle gönül dert olur,
Kinle, nefretle yaşarken, insanın ömrü biter.
Bir ekmeği bölüşmek, kardeş olmak ne güzeldir,
İnsanı insan eden, işte bu insanca hasletlerdir...
Dünyanın yükünü yüklesen bana,
Senin bir sözünle dertlerim biter.
Zifiri geceler dönerken tana,
Gözlerin ruhuma bir rehber yeter.
Kalbim adınla atar her nefes,
Dünya telaşında herkes bir yarış,
Bitmiyor yollarda menzil ve varış.
Kimi bir adım der, kimi bir karış,
Zamana set çeken cana emek ver.
Meşguliyet dilde sanki mazeret,
Dünya yükü binerken yorgun omuzlarına,
Alıştığın her gölge dönerken yabancıya,
Altüst oldum sanırsın, daldığın rüyalarda,
Ümit bittiği yerde, güneş doğar kapında.
Kimseye gönül bağlayıp, esiri olma sakın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!