Dağlarda gezer idim bir düze kondum
Ben senin sıcacık samimiyetine vuruldum
Nerede nasıl diye merak edip durdum
Benim kızım bildiğim bana el imiş meğer...
Bir sözüyle hasar aldı tüm duygularım
Elimi uzatsam tutacakmışım sanırım seni,
Oysa aramızda yollar, hasretin en derin izi.
Senin kokun, senin nefesin sanki en büyük ilacım,
Sana sarılınca dinecek sanırım bütün sancım.
Dert dediğime bakma, güzel gözlüm, can yoldaşım,
Yüreğimi avucunun ortasına bıraktım,
Narin ellerinde oyuncak olsun
diye mi?
En kıymetli emaneti, gözümden sakındığım canı,
Hiçe sayıp yerden yere vurman için mi?
Yediği zarar İçtiği zarar güzeli görmez
Ağrır her gün bir yeri direnir ölmez
Bilmez.
Git deden gitmez gel desen gelmez
Zam olsa ne olur emekliye olmasa ne olur ..
Emek verdiğin can dilsiz kalırsa,
Sesin yankılanır boş odalarda.
Gözlerin yollarda bir iz ararsa,
Vefa uğramazmış meğer kapına.
Gönül heybendeki sevgi biter mi?
Kim anlamış ki o anlayacak bu derdi?
Oysa odur, yaşayan emsalsiz şiirim,
Her anım, her nefesim ona müjdelendi.
Ben onun için ha varmış, ha yokmuş hikayesi,
Herkesin aşkı kadardır arzusu ve isteği...
Ve de sevgisi kadardır içini yakan özlemi...
En büyük eksiğimiz, her gün kaybolan saygı,
Saygısızlık sarıyor yavaş yavaş dört bir yanı.
Büyük küçük kimse kimseye eğmez oldu başını,
Birbirine küsmüş sanki bu zamanın insanı.
80'ler 90'lar kötüydü derken birileri,
Korkutuyor beni sana karşı zayıflığım
Seni seviyorum kadın diyemiyorum.
En güzel sözcükleri dilim yutuyor,
Gözlerinie bakmaya utanıyorum.
Aramıza girenleri nefesimde eritiyorum ...
Kadın;
Kalbimden süzülen her mısra senin,
Dizelerimin arasında saklı gözlerin.
Harf harf hece hece şledim seni,
Varlığınla al yeşile büründü şiirimin rengi.
Elbisenin rengi, kumaşın cinsi ne fark eder?
Beyindir asıl kumaş, düşünce ve fikir,
Ve bir de kalpteki sevgi, barış ve iyilik.
Dış görüntü bir perde, ardında saklı tüm gerçek...
Giyiminle yargılama, yargılama sakın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!