Sivas’ın bağrından kopup gelen ses,
Dünyaya şahitlik, Hakk’a bir nefes.
Ne saray arzuladı ne süslü kafes,
Bir "tatlı söz" idi Muhsin Reisim.
Hesabi olanlar durakta kaldı,
Hasbi gönüllerde yerini aldı.
O kuyuya korkusuz, bî-perva daldı,
Yusuf’u arayan candı Reisim.
Kahramanlık değil, yiğitlik aslı,
Gönlü berrak camdır, değildir paslı.
Gidişiyle bıraktı bir koca yaslı,
İstikamet üzre yoldu Reisim.
"Gardaş" diyen dili sitem bilmedi,
Makamın önünde boyun eğmedi.
Eline, diline haram değmedi,
Tertemiz bir ömür sürdü Reisim.
Kayı boyu gibi mirası izzet,
Ardında bıraktı sonsuz bir gurbet.
Yârı Allah olsun, mekânı cennet,
Reisler içinde birdi Reisim.
Şahittir gökler, şahittir yerler,
Dünyalık mülke "yalan" diyenler.
Yorganın altına baş gizleyenler,
Korkarken, kuyuya inendi Reisim.
Ne yatı, ne katı, ne sırdaş hesabı,
Dosdoğru okudu mukaddes kitabı.
"Gardaş" sitemiyle kurdu hitabı,
Sözüyle gönüle sinendi Reisim.
Gidişi ansızın, dağlar kar boran,
Yürekler tutuştu, kalmadı soran.
O yiğit duruşla, o vakur iman,
Şehadet şerbeti içendi Reisim.
Laleyi gül bezminden ayırsalar da,
Bîgâne deyip de kayırsalar da,
Milyonlar peşinden haykırsalar da,
Sessizce huzura göçendi Reisim.
Milli meselede beklenen sesti,
Adalet rüzgârı ondan eserdi.
Şahsi menfaati elinin tersi,
Milletin hayrını seçendi Reisim.
Kuyuya bakmadan atlayan candı,
Kuyudan korkanlar geride kaldı.
Sırtını dönenler dünyalık aldı,
O kora başını eğendi Reisim.
Gönül kirlenmedi, gözler pak idi,
Öyle bir duruş ki, Hakk’a hak idi.
Hakkında kötü söz, sitem yok idi,
Nefsini kökünden biçendi Reisim.
"Yol arkadaşıyım" demek onurdur,
O tatlı söz bizde bitmez huzurdur.
Yolun aydınlıktır, yolun vakurdur,
Hiç pişman olmadan sevdiğim Reisim.
Başarısız olsa da yiğittir adı,
Düşmanın bile kalmadı yâdı.
Dünyada aramadı makamı, şâdı,
Gönül tahtına erendi Reisim.
Yoluna çıkanlar ilk durakta indi,
Vefasız olanın ateşi dindi.
Sitemi "gardaş"a bir ince yendi,
Hüznünü içine gömendi Reisim.
Cam gibi berraktı, kristal gibi,
Işığı sönmeyen o meş’al gibi.
Güz biterken gelen o hilal gibi,
Karanlık üstüne doğandı Reisim.
Garip Murat der ki; yolumuz uzun,
Yüreğe oturdu bir ince hüzün.
Hakkını helal et, tükenmez sözüm,
Menzile vakurca varandı Reisim.
Mekânın cennet, yârin Hak olsun,
Rasûlün komşusu, şanın pak olsun.
Hakkını helal et, kalbimiz dolsun,
Hak kapısına varandı Reisim.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 18:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!