Müsterih ol ey yar, gönlün şâd olsun,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Varsın hayallerim hicranla dolsun,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Gözlerin ufkumda sönmez bir ferdi,
Yokluğun içimde kadim bir dertti,
Hasretin vuslata boyun eğdirtti,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Gelsen de gelmesen, fark etmez artık,
Zaten bu yürekte sevdalar yarık,
Yollarım ayrıldı, her yer karanlık,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
İlgisizliğinle vurdun derinden,
Bir ses çıkmaz oldu gönül yerinden,
Vazgeçtim ben artık her bir şeyinden,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Bir kâğıt, bir kalem yoldaşım oldu,
Kuruyan yapraklar bağrıma doldu,
Seninle açan o güller de soldu,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Sessizce gidişin bir mühür gibi,
Gönlümde açılan o çukur gibi,
Karanlık gecede sönen nur gibi,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Sükûtun içimde bin feryat oldu,
Sözlerin her gece kördüğüm doldu,
Adın dilimizde bir hece kaldı,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Gurbet akşamları çökerken serin,
Anladım ki bende yok artık yerin,
Acısı içimde, sızısı derin,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Artık ne sitem var ne de bir çağrı,
Kendi ateşimde yakarım bağrı,
Dinsin bu yürekte dinmeyen ağrı,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Garip Murat der ki; bitti bu masal,
Gönül sarayından çekildi o dal,
Hatıranla avun, öylece de kal,
Ben seni; sen yokken de sevmeyi öğrendim.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 17:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!