Taş duvarlar ördüm ruhun yanına,
Sığmadım bir türlü kendi canıma.
Gölgen çekilince damarlarımdan,
Yabancı kesildim akan kanıma.
Q
Gidişin mühürdür suskun dilimde,
Tokadan gayrı her şeyi kafasından söküp attı
Gün bu gün diyerek hayatı oyun yaptı
Beş kuruş etmeyeni bedavadan ucuza sattı
Sevdiğine kanatsız bir melek oldu tatlı ve huysuz kadın...
Herkes eşitti gözünde, kendini en hakir gördü
Tebessüm ettikçe meydanı boş sanma,
Biz o gülüşü dostluğa sadaka bildik.
Sakın ola nefsinin yalanına kanma,
Biz seni adam sandık, can bildik de aldık.
Q
İnceldiği yerden kopsun artık bu bağ,
Ruhsuz her beden et ve kemik yığını
Sende ruhunu rahata sattın tebrik ederim
Ukelalıkla alt üst ettin gönül dağını
Yakıp kül ettin ruhunu tebrik ederim...
Geçermi dedin bir ömür aynı yatakta
Beni bu hastalıktan kurtarabilir misiniz,
Yani onu aklımdan çıkarabilirmisiniz,
Yada çıkarmana yardım edebilir misiniz,
Ben tek başıma yapamıyorum...
Onsuz uzun geceler, birer işkence,
"Telefon kapalı, bir şey mi oldu?"
Deyip de yollara düşeni vardır.
"Saniyeler geçti, vakit mi doldu?"
Meraktan uykusu kaçanı vardır.
Benim ekranımsa gece aydınlık,
Ruhumun karanlığında bekliyorum seni
Gözlerim yüreğime seni soruyor
Ellerim bendeki seni arıyor
Benim en aydınlık yanım neredesin sen?
Gözlerin dünyama güneş doğup batıyor
Teninde avut beni,
Kokunda uyut beni,
Sevginle sar ruhumu,
Sonsuzluğa yürüt beni...
Gözlerin bir deniz olsa,
Tenine dokunmadan ruhun ruhuma değdi,
Gözlerin gözlerimde bir ömre boyun eğdi.
Adını bilmezken bak, kalbim seni seçmişti,
Bu yangın çok derinde, ezelden beri vardı.
Sanki bin yıl öncesi tanışıyor gibiyiz,
Tenin kokusunu bilmez her gelen,
Gözü kör olanlar markaya bakar.
Ruhun bahçesini görmez kör olan,
Gider de sahte bir dünyaya akar.
Bin duam içinde yerin var idi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!