"Telefon kapalı, bir şey mi oldu?"
Deyip de yollara düşeni vardır.
"Saniyeler geçti, vakit mi doldu?"
Meraktan uykusu kaçanı vardır.
Benim ekranımsa gece aydınlık,
Ne bir ses duyulur, ne titreşim var.
Ruhumda demlenen koyu karanlık,
Kimsenin umurunda değil bu diyar.
Ulaşılamadım diye yanan bir yürek,
Ne büyük servettir, ne büyük kıymet.
Oysa ben buradayım, bakarak tek tek,
Beklerim gelmez o bir parça şefkat.
"Haber alamadım" diyen o canlar,
Sevginin en gerçek, somut kanıtı.
Beni kuşatırken soğuk duvarlar,
Yalnızlık, ömrümün ağır yanıtı.
Şarjım hiç bitmedi, sinyalim de tam,
Lakin gönül hattım derinden kesik.
Dışarıda hayat ve sonsuz meram,
Benimse içimde bir şeyler eksik.
Kimsenin merakı olamadım ben,
Açık telefonum, yalnızlık nişan.
Sanki ruh çekildi yorgun bedenden,
Durdu damarımda hayatla koşan.
Bir "nasılsın" sözü, cevapsız çağrı,
Dünyalar bağışlar garip gönlüme.
Göğüs kafesimde dinmeyen ağrı,
Yüklenmiş gidiyor yorgun ömrüme.
Beklemek güzeldir, bekleyenin var;
Yollar kısalırken hafifler o an.
Sevilmek her şeye, dünyaya değer,
Gerisi hikaye, meğer her şey yalan.
Ay doğar tepeden, ekran ışıldar,
Yine bir bildirim, yine ses de yok.
Rüzgâr penceremde gizli fısıldar:
"Senin kaderinde kimsesizlik çok."
Garip Murat der ki; kalemim sızlar,
Yazdırdı on kıta kalpten derine.
Söndü bildirimler, sustu yıldızlar,
Bıraktım kendimi gecenin elline.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 14:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!