Ya varlığını dillendir
Ya Yüreğini seslendir
Yapamıyorsan hiç birini
Otur benliğini eylendir.
hani son sevgilinin gözyaşıyla yıkanan yanaklarının üzerindeki iz
kim sildi mendiliyle gözyaşlarını yanaklarından
izleri kim gömdü kalbinin karanlığına saklanarak
Yitik Bir şarkı
Yok olmanın ne olduğunu bilir misin? Var olduğunu fark ettin mi hiç? Bir papatyayı koklayıp anlattın mı? Bir çiçeğin gülüşünü görüp gülümsedin mi? Bir ağaca yaslanıp içinden gelen en derin sevgi cümlelerini sarf ettin mi? O kadim dosta omuz vermenin güzelliğini yaşattın mı bedenine.
Neyi Eksik Yaşıyoruz?
Ne Fazla Geliyor?
Nedir Sorgusuz Yaşadığımız Hayatın Berdeli?
Karşılığında Neleri Veriyoruz ki Hayata Ömrümüzden Ömür Alıp Götürmekte Zaman?
Soruları Terk Ettiğinde Cevapları Kim Bulacak Bu Yaşamın?
Ben;
ölümü seçtiğimde özgürleşeceğimi düşünüyordum,
bildiğim ölümlerden değil idi yaşadığım
şimdi yaşayan ben'i tanımaya çalışıyorum...
Özgürleştirdiğim bedenim ve zihnim ile
Merhaba
Katışıksız zamanda bulduğum
Dostum arkadaşım
Tarih kendi felsefesinde yazarken
Gerçekliği
Bizler farklı boyutlarda
Yaşayan ölüler şehri gibiydi hayat. Yeşili görmeden akşamı eden milyonlarca insan arasında yeşil renkli bir yaprak olmak güvercinin pençelerine muhtaç bırakıyor düşleri. Maviyi görmeden yatağına giren milyonlarca insan arasında gökyüzü olmak, karanlığında yıldızları besleyip insanları göremeyen dolunay olmaya devşiriyor kendini.
Hangi sabaha uyandığını bilmeden akıp gidiyor kimliklerimiz en çokta yollara dökülen bariyerler uyanık tutuyor uçurum gidişlerimizi. İnsan olmak, şehir kalabalığından uyanıp ben olmaktı. Başaracağız...
Hadi ben yangınındayım AŞKın. İçim coştukça coşup yağıyor gözkapaklarımdan yüreğime. Sana ne oluyor üzerimi örten gökyüzü. Sen neden iki gündür durmadan yaşlar döküyorsun üzerime.
yağmurdan ıslandı gün
sırılsıklam oldu kaldırımları
şehrin
ağaçların yanaklarından
bedenlerine süzülen
binlerce damla var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!