Gülün kaçıncı doğumuydu ki bu
beyazlar bürünmüş tenine.
Kırmızıyı yoldaş eylememiş miydi
düşerken sevgilinin omuzuna?
Sevgili,
gül kokulu gitmelerin içinde açmış yelkenlerini.
yağmur yağacak ıslanacak dünyam,
bereket toplayacak yüreğim,
saçlarımdan süzülen damlalarla
yaşama merhaba diyecek dudaklarım,
merhaba güzellik diyecek gözlerim,
merhaba sevgi,
Bir yağmur damlası serptim sesime
Gölgesinde
Ebegümecinin yedi rengi
Görüntüsünde
Gülüşünün eşsiz ritmi
Esintisinde
yıldızını yitirmişken
gece
şehrin ışıkları
yıldızlara oynuyor
bu akşam
Büyümüşlüğünle doluyorum
Akşamın dolduğu zamana
Ürkek bir gitmenin
Çığlık çığlığa haykırışını
Paylaşıyorum
AdıNı bile bilmediğim coğrafyalarda büyüdüm ben.
Her gördüğüm düşün gerçekliğini aradım mesela.
Orada bir köy var uzakta parçasını ezberletmişlerdi çocukken.
Gitmesekte görmesekte o köy bizim köyümüzdü.
Oysa sevmek öyle değildi
gidip görmek,
Ölüm,
Bir nefsi terk ediştir,
bedensiz BEN'liğe varmak için...
Aslında ölüm AŞK'tır
ruhun özgürleştiği.
engerekler
ölümsüz meleklerin elçileri
sessiz değildir
gelişi
ölümün
zilleri takılıdır ardına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!