Şehir keşiflerle alt edilmişse sen tarafından
kaldırımları yenik düşmüşse tabanlarına,
şiirinin bir dizesi kazılmışsa tırnak ile meydana,
özgürlük anıtına dikmişsen bir kırmızı karanfil,
soğuk demirlerde büyütmüşsen sevgilerin en güzelini yaşadın derim ben sana sabahın ayazında
lanet birisindir o vakit...
Eyyy yola düşen. Yoldan bir beklentin varsa beklediğini alır kalıverirsin orada, alamazsan yola kızar çıkıverirsin o yoldan, Başka bir yola girersin beklentini karşılayabileceğin.
Oysa yol aşk işidir, tüm yola çıkanlarla BİR ol, BİR ol ki HAKİKATİ bulasın. Aradığın şey mevki makam değil SENsin, onu BUL. Kendini bul ki Mevlayı bulasın.
Her şey bir neden için var ise ve tüm nedenler sana çıkıyor ise ve sana varınca her şey bitiyor ise bu yola çıkmak dünyanın hem en zorlu hem de en güzel yolu olsa gerek.
Yok olmanın ne olduğunu bilir misin? Var olduğunu fark ettin mi hiç? Bir papatyayı koklayıp anlattın mı? Bir çiçeğin gülüşünü görüp gülümsedin mi? Bir ağaca yaslanıp içinden gelen en derin sevgi cümlelerini sarf ettin mi? O kadim dosta omuz vermenin güzelliğini yaşattın mı bedenine.
hani son sevgilinin gözyaşıyla yıkanan yanaklarının üzerindeki iz
kim sildi mendiliyle gözyaşlarını yanaklarından
izleri kim gömdü kalbinin karanlığına saklanarak
Yitik Bir şarkı
Ben;
ölümü seçtiğimde özgürleşeceğimi düşünüyordum,
bildiğim ölümlerden değil idi yaşadığım
şimdi yaşayan ben'i tanımaya çalışıyorum...
Özgürleştirdiğim bedenim ve zihnim ile
Ya varlığını dillendir
Ya Yüreğini seslendir
Yapamıyorsan hiç birini
Otur benliğini eylendir.
Hadi ben yangınındayım AŞKın. İçim coştukça coşup yağıyor gözkapaklarımdan yüreğime. Sana ne oluyor üzerimi örten gökyüzü. Sen neden iki gündür durmadan yaşlar döküyorsun üzerime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!