Şafak serininde gönül avazda,
Tövben kabul olunur mu niyazda.
Çok kalbimi kırdın yine bu yaz da,
Sazımı elime alır giderim...
Baharda döküldü yaprağım,Sdalım,
Sen gülüm!
En kayıp saatlerimde ansızın açıveren
En tomurcuk, en sevda kırmızısı,
En has kokulu gülüm;
Fani ömrümün en ağır vebalini yükledin bana…
Eziliyor, daralıyor, nefes alamıyorum.
En olmadık zamanlarda ey kalbim
Lal ettin de aklımı, hiç acımadın bana
Vurgunlar sundun baharlarıma hep
En güzel hayallerime sebep,
Duman eksilmedi gönül dağımdan
Adınsa hiç düşmedi dudağımdan…
Sevdalarım sana benzer İstanbul,
Ne fırtınaların kararı olur, ne meltemlerinin,
Bir günde dört mevsim yaşarsın bazen
Güneşli yağmurlarında sevdim ben seni,
Sahildeki martıların gibi uçarı yaşadı gönlüm
Yamaçlarında unuttum yorgunluğu,
Uğrunda bunca şey çektikten sonra,
Gönül, hatırımı kırma be insan.
Gönül ta doğuştan yaralı zaten,
Sitem kurşunuyla vurma be insan…
Soldurma, çiçekler dalında kalsın,
Ölen aşkımın
Yıldönümünü kutluyorum bu gece,
Bir elimde resmin,
Bir elimde sigara,
Acı üstüne bir nefes duman,
Bardağımda buz gibi olmuş
Yıkıp da engelleri aşamadık sınırı
Çözülmüyor ne yapsak zalim hayatın sırrı,
Yüreğimde yer eden şu yüzyıllık nasırı
Eritecek sevgiyi bulamadık be gönül.
Girdik hak kapısından, sınavlar bitmez bize,
Bazen bir tutkudur hüzün...
Düşen yapraklar dala döner mi geri
İnsan nasıl girer sevdiği olmadan 'cennet' ten içeri...
Ayrılık koymazdı bana şarkımız dudağımdayken,
Şiirler küsmezdi hüzün katsam da içine,
Geceler saklamazdı yıldız ışıklarını.
Sormadan geçerdi gözlerimden hayalin,
Yüzünü unutmazdım eskiden bu kadar
Kızmazdım aynalara sensiz baktığımda,
Dudağından bir aşk bestesi duydum,
Her nota sevgiyle işlenmiş gibi.
Gözünden süzüldü iki damla yaş,
O çocuk yüreğin içlenmiş gibi...
Sana uzattığı ellerimi tut,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!