Seni ne çok sevmiştim biliyorsun değil mi,
Değer miydi isteklerin
Aşkın büyüsünü bozmaya.
Biliyorum, senin de şimdi
Kor ateşler var bağrında,
Ağlıyorsun belki de bakarak yıldızlara,
Gam yurdunda geçti çileli ömrüm,
Düşmanım yoruldu, dostum da vurdu.
Yüce mevlam vurmaz mazlum kuluna,
Yazdığı kadere küstüm de vurdu...
Yeşeren yaprağı düşürdüm yere,
Dost diye bildiğim bunca insanın,
İçinden bir yiğit çıkmadı be yuh...
Sabah akşam kokladığım havadan,
Ciğerim usanıp bıkmadı be, yuh...
Ne sevgi var imiş, ne de bir vefa,
Sevmek ha,
Yok böyle bir şey, olmaz arkadaş,
Sevmek,
Olsa olsa kendini sevmek, hayatı, kaderi sevmek
Yıllarca boşa verilen emekleri, vefasızlığı, hasreti,
Acıma duygularını, gurbetin yollarını, dağları, dereleri,
Bağrımızda yine hasret zinciri,
Saatlerin geçmek bilmez herbiri,
Şu gurbette, geçtik köle, esiri,
Gözyaşlarım, sicim gibi akıyor,
Yetiş gülüm, can bedenden çıkıyor...
Küçüktü mekanlar, umutlarımız mahpus,
Küçük düşündüğüm çağlarda tanımıştım onu,
En erişilmezimdi, yüreğimin balıydı,
Dumanlı gözleri bir başka sevdalıydı,
Küçük aklımla düşünemedim bir gün pişman olacağımı,
Büyük bir hata yaptım,
Selam verdik, borçlu çıktık derler ya,
Gönül verdik, dertli olduk biz dostum.
Çileleri kader yazmış alnıma,
Bir de yardan ihaneti yaz dostum...
Çok yaşayan değil, gezen bilirmiş,
Gidi felek önümüze set çekiyor her daim,
Gönül düşerse güzele selamını ver daim,
Kıble doğru ise ey dost, yüreğinle sar daim;
Uçsak enginlere hoş da kanat kırık, kol yorgun,
Yorulmadık sevda için, bizden fazla yol yorgun…
Boncuk-boncuk sevdalar yaşadım kolarında,
Sevgi dolu şiirler yazdım sabahlara dek,
Sonbaharda çiçekler açtırdın dallarımda,
Senden uzak yaşamak, kıyameti beklemek...
Gül olmasa geçermiş bülbülün ömrü yasla,
Gözlerini kapat, dünyayı unut,
Bitmeden içinde sevgiye umut,
Beni özleme hiç, aşkımı unut,
Yarın daha parlak doğacak güneş...
İnsanı sev asla hakir görmeden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!