Yad ellerde durdun, hayli zamandır,
Her günüm ızdırap, her günüm zulüm.
Hasretlik sancısı, öyle yamandır,
Yeter şu sinemi, delme, al gülüm!
Firak ekeceksen, gelme, kal gülüm!
Ey hercai çiçek, deli dolusun!
Kâh barışırsın yâr, kâh darılırsın.
Çılgın akan nehrin suyu, selisin,
Kâh bulanırsın yâr, kâh durulursun.
Kin gütmeyen fevri gel-gitlerin var,
Gel otur bir habbe, edelim hoşbeş,
Diyorlar ki Abdo, yaşın otuz beş,
Gene evde kaldın, bulamadın eş;
Ağlayak mı, yoksa gülek mi edem?
Kızlar istiyor ki, maaşı olsun,
Gittin ya, kâbustan beter her anım,
Çöken yanım solu, yoklar dururum.
Dümenim bozuldu, biter dermanım;
Yüküm gamla dolu, tekler dururum.
Sadece zulamda resmini değil,
Çimen gözlerinle, öyle ıraktan,
Fettan fettan bakıp, el etme Oya!
Elma yanaklardan, hayli yürekten,
Bana gamze çakıp, del etme Oya!
Bekletme ne olur, ömür geçiyor,
Geçti gitti dünün, tatlı anları,
Mazilerin yâdı, izi kalmadı.
Tükendi sevdanın, heyecanları,
Güzellerin adı, nazı kalmadı.
Kapanmadı henüz, bak yaram sızlar,
Farz et ki yorgun bir seyyahım hancı,
Bir gece ansızın uğradım sana.
Ben Amanoslar’da garip yabancı,
Uzaktan geldim geçitteki hana.
Yorgunluklarımı bir anda silen,
Yaşantının gözü, yolusun Belen.
Mevsimler değişti, şöyle bakınca,
Kar-kış belli değil, yaz belli değil.
Biraz cila sürüp, peruk takınca,
Kır kaş belli değil, daz belli değil.
Okumadan dizer, ciltleri raf raf,
Son tren kalkınca, kayboldun gözden,
Ne kadar el ettim, görseydin keşke!
Haberin olmadı, feveran, sözden,
Ne kadar dil döktüm, duysaydın keşke!
Sen idin can parem, gözümün feri,
Gözlerime uykular haram,
Ey vazgeçilmezim, gönül şahikam!
Seninle her anım bayram.
Şekere sevinen çocuklar gibiyim;
Diyorum şekerin özü sen misin?
Züleyha’nın yüzü sen misin?




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..