Canın sıkılmasın, yaban ellerde,
İçini aya dök, kimse bilmesin.
Sevdamız gezmesin, çıyan dillerde,
Gizle sonsuza dek, kimse bilmesin.
Bahar geldi yine, kırlarda gezin,
Bahar geldi yine, doğa canlandı,
Etrafı sarıyor, kır çiçekleri.
Sen yokken onlarla, dünyam şenlendi,
Teselli veriyor, kır çiçekleri.
Karlar eriyince, coşmuş şelale,
Unuttun mu beni ve Kırıkhan’ı?
Terk ettiğin şehrin, değişmiş yüzü.
Artık cıvıl cıvıl, yoğun her yanı,
Siteler kaplamış, yamacı-düzü.
Sen gittin gideli, Kırıkhan Çayı,
Ceviz Yokuşu’ndan aşağı baktım,
Seninle konuştum, içimi döktüm,
Bam teline vurdum, bir türkü yaktım;
Gerildi bak yine gönlümün yayı,
İki gözüm çeşme, Kırıkhan Çayı!
Mayıs’ta ordayım diye söz verdin,
Bir telaş sardı tüm ibibikleri.
Muhakkak gelirim, sabret az derdin,
Büyüdü yürüyor, süt bebekleri.
Fidanlar boy attı, diktiğin yerden,
Kan kızılı saçtı nar çiçekleri.
Şu dağ ceylanının, ürkek ve mahzun,
Bakışı yârimi, andırır mı ki?
Kırıkhan Çayı’nın, ince ve uzun,
Akışı hârımı, söndürür mü ki?
Bendim hasret çekip, candan usanan,
Kömbeler dizilir kara tavaya,
Kokular yayılır bizim ovaya,
Gurbetçiler hasret kalır yuvaya;
Ondan ayrı bayram, en buruk andır,
Sevdanın bir adı da Kırıkhan’dır.
Kırıkhan havucu tüketmediysen,
Geç olmadan aldır dostum günaydın!
Gözlükleri hâlâ terk etmediysen,
Bir kenara kaldır, gözümüz aydın!
Amik ovasında renkler turuncu,
Sen gittin gideli, yastayım yasta,
Yüzüm gülse bile, içim yaralı.
Hasretin eritti, hastayım, hasta,
Kırıkhan’ın yeşil gözlü maralı.
Yazın alev alev, kızgın bir ocak,
Sıcaksın Kırıkhan, hem de çok sıcak.
Alnımdan ter akar, hâl ne olacak?
Sıcaksın Kırıkhan, hem de çok sıcak.
Zenginler yaylaya çıkar serinler,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..