Kalbinde şükür, dilinde zikir,
İster zengin olsun; isterse fakir,
Hiç bir kulu görmeden hakir,
Dön ey gönül, hoşgörüyle dön!
Huzuru arama köşkte, sarayda.
Artıyor günbegün, ruhumda sızım,
Oysa sen, zârımı, diner sanmıştın.
İçerde yangınım, görünmez közüm,
Oysa sen, harımı, söner sanmıştın.
Tutunacak dala, muhtaçtı elim,
Sanma dönüşünü bekler dururum,
Ben de bir âdemim, vardır gururum,
Bırak yaralarım kendim sararım;
Titrek mum gibi bir yanıp, bir sönme,
Eyvallahım yok ha, dönmezsen dönme!
Seni düşünmek, beklemek var ya içinde,
Hasretliği bile seviyorum artık.
Ellerinle yüreğime dokunduğundan beri,
Ruhum sende dolaşıyor,
Kalbim sende atıyor.
Gün seninle doğuyor, seninle batıyor.
Sen ey ısırgan gözlü, denizin asi kızı!
Kıpkızıl bir afetsin, giydiğinde kırmızı.
Tenine dokununca sevinir dalga ve kum,
Uzan sahillerime de kirpiklerini yum!
Fırtınalı yerlerden gelmişsin biliyorum,
Kapıldık hasret denilen sele,
Savrulduk her birimiz, bir yere.
Sen, İstanbul Boğazı’nda,
Altın saçlarını verirken yele,
Sanma boş durdum.
Kırsal kentlerde,
Mantara göbelek, nişana yüssük,
Patlıcana balcan, kediye püssük,
Traktöre matur, dargına küsük;
Evlada döl derler Kırıkhan’ımda.
Kız kardeşe bacı, nineye ebe,
Koştum yar peşine, damla yılmadım,
İlden ile sürdü, çevirdi yollar.
Düştüm har döşüne, gamla ölmedim,
Aldan ala vurdu, kavurdu çöller.
Balı bırak, paslı zehirler içtim,
Tüten bir volkanım, savrulur külüm,
Değme dedim değme, sen de yanarsın.
Yaramdan al kanım, sızıyor gülüm,
Sevme dedim sevme, sen de kanarsın.
Uzak dur ilişme, bana el gibi,
Bir fırtına koptu, gövdemi sallar,
Dalgalar sürükler meçhule doğru.
Çok soğuk, karanlık, köpüklü sular,
Yüreğime çökmüş, dinmiyor ağrı.
Ben yitik aşkların gamlı neferi,
Şaşırdım yolumu deniz feneri.




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..