Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Şehir sıkar bazen, keser nefesi,
Soluğu alırım, çay kenarında.
Terk ederim hemen beton kafesi,
Kuş gibi olurum, çay kenarında.

Akar su, araba, insan ve motor,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gök mavi, yer yeşil, cennetten köşem,
Sensin benim iki gözüm Gökçeli!
Canik’ten, Kelkit’ten, fışkırır yaşam,
Tarihim, kültürüm, özüm Gökçeli!

Akpınar serindir, yaylanın hası,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Ne diye durursun, hâlâ ne diye?
Gurbetten hayır yok, bırak ceylanım!
Allah’ın lütfusun, bana hediye,
Kaşlar yay, kirpik ok, esrik ceylanım!

Çileyse doldurdum, çoktan çilemi,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bırak işi, stresi, kalabalığı,
Ver elini çıkalım bizim yaylaya!
Ani ve usulca olsun gidişimiz.
Söyleme bence;
Fatoş’a, Meryem’e, Ayla’ya…

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kaç bahardır, yok bir haber, bir selam,
Salma artık, çok geç, turnalar göçtü!
Hali nice deyip, etme tek kelam,
Bilme artık, çok geç, içim dert saçtı!

Unuttun sılayı, evi-ocağı,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Dağ ceylanımsın,
Kırıkhan’ın mor dağlarında.
Sevimli, ele avuca sığmayan.
Ben bakmaya kıyamazken,
Hangi avcı kötü niyet beslerse sana,
Karşısında beni bulur.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bu şehre serpilmiş, ölü toprağı,
Gitmeli diyorum, sağlara doğru.
Salkım üzüm dolmuş, dalı, yaprağı,
Gitmeli diyorum, bağlara doğru.

Mısır püskülünde, çok tane varmış,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Çocukluk anlarım burada geçti,
Oyuna dalardık, biz Kırıkhan’da.
O şen şakrak yıllar ne çabuk uçtu?
Neşeyle dolardık, biz Kırıkhan’da.

Çelik-çomak, topaç ve uzuneşek,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Harcadın ömrünü, değmez kullara,
Vuruldun sen gönül, dindi fırtına.
Peşinden koşarken, çıkmaz yollara,
Sürüldün sen gönül, dindi fırtına.

Hayatı eyledin, zehir boşuna,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bir olan derdimi, bine katladın,
Dinmedi hiç zârım, dinmedi sızım.
Sılanın yolunu, yine atladın,
Dönmedin can yârim, dönmedin nazlım.

Ben uykusuz iken, yatıyordun sen,

Devamını Oku