El ele kırlara doğru koşarak,
Dağ-düz seslenmeye, var mısın yine?
Nisan yağmurunda gülüp, coşarak,
Gündüz ıslanmaya, var mısın yine?
Papatya, sümbülden, taçlar örerek,
Zifiri geceme, bir kıvılcım çak,
Kamer yüzün olsun, umut ışığı.
Yok feri dizimin, zor halime bak,
Mosmor her yan bilsen, yara deşiği.
Güzellerde cilve, gurur, naz olur,
Kapkara bulutlar sarmıştı yurdu,
Düşman kastetmişti istikbalime.
İskenderun, Dörtyol, Erzin’i sardı,
Kıvılcım gerekti, istiklalime.
Fransız kisveli birkaç Ermeni,
Koşturdun peşinden, hep diyar diyar,
Yorma daha fazla, onca yol yeter!
Zamana yenildik, olduk ihtiyar,
Durma daha fazla, dönüp gel yeter!
Kırıkhan’dan başka, adres arama,
Başınız hep dumanlı, görünmüyor sislerden,
Yoruldum şehirlerden, gürültüden, seslerden,
Kederleri yüklendim, beni sayın küslerden;
Kullara darılmışım, kaçıp geldim hür dağlar,
Bu can sılada ağyar, gurbet elde yâr ağlar.
Düşünmeyen, sorgulamayan,
Kuru kalabalıklardan kaçıyorum.
Bıktırdı gamlar, zalimler, hamlar,
Canı yanan masumlara,
Acıyorum...
Kavuşmak mahşere, kalsa da gülüm,
Eski defterleri, açma ne olur!
Bu aşkın sonunda, olsa da ölüm,
Köşe bucak benden, kaçma ne olur!
Güzel düşün bizi, güzel hatırla,
Dalın yaprağın yok, her yanın diken,
Senede bir açan, kaktüs çiçeğim.
Nedir seni üzen, boynunu büken?
Dertleşmekten kaçan, kaktüs çiçeğim.
Yumru yumru olmuş, bağrında çile,
Kar-tipi sarmadan gönül dağımı,
Cemreler düşerken, gelemez miydin?
Yitirmeden heves, gençlik çağımı,
Sevda kuşlarını, salamaz mıydın?
Tenha sahillerde, gezer dururdum,
Büyük bir yıkım sonrası,
Sığındım şehrine.
Kuzey rüzgarları, fırtınalar,
Sallıyor gövdemi,
Alabora olmuş bir gemi,
Martılar çığlık çığlığa;




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..