Artık vaden doldu, gönül dağımın,
Esen heyecansız, yalan yelisin!
Ne yaprağı kaldı, ne dal bağımın,
Açmayacak cansız, solan gülüsün!
Gurbette mutluysan, hep öyle yaşa,
Sormadı insanlar, hâlim nicedir?
Anlattım derdimi, kurda-kuşa yâr!
Hasretlik öyle bir elim acıdır,
Beklemekten döndüm, kuru taşa yâr!
Tertemiz bir sayfa, açmamız gerek,
Ey Keke!
Daha dün Malazgirt kırsalında,
Tırpanla buğday biçer,
At sırtında rüzgâr gibi geçerdin.
Bitip tükenmeyen kan davalarından,
Zarar görmeyelim diye,
Bu ne yaman bahar, üşüyorum ben,
Kayboldu güneşler, şafak sökmüyor!
Hani o şen şehir, şaşıyorum ben?
Bahçelerde kuşlar, ötüp sekmiyor.
Molozlar kaplamış, toz duman yolum,
Gönül almaz oldu, hiç bir şeyden haz,
Avutmuyor artık, şiir, türkü, saz,
Mevsimler pervane, bu kaçıncı yaz?
Gittiğin yer nere, Kırıkhan nere?
Uzaklarda hasret çeken Sitâre.
Belli ki mesutsun, Moskof elinde,
Yeni bir sevda ki, harf harf dilinde,
Kalmasın maziden, tek zarf elinde;
Onlarca mektubu, yak ve uzaklaş,
Ne halimi sor, ne yanıma yaklaş!
Tek maaşla gezdim, Hanya, Konya'yı,
Uzaya uçuyom, tutmayın beni!
Neyleyim, Avrupa, Asya, Kenya'yı,
Uzaya göçüyom, tutmayın beni!
Yan yana dizilmiş, katlar, yatlarım,
Bana yüklemişsin bütün günahı,
Gözlerinin hiç mi kabahati yok?
Zor ederdim işven ile sabahı,
Nazlarının hiç mi kabahati yok?
Yeniden doğmuştum bir selamınla,
Nerde kaldın diye, direk sorma hiç?
Dikti, uzdu yollar, tez gelemedim.
Derde saldın diye, bırak sarma hiç,
Aktı, sızdı allar, bez dolamadım.
Yok ettim o paslı, yırtık resmini,
Gün batımı ufka doğru bakarak,
Daldım kıyısında, şehr-i Hatay’ın.
Aşk uğruna teni, bağrı yakarak,
Soldum ziyasında, şehr-i Hatay’ın.
Ne Asi vefalı, ne Gül, ne Meyri,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..