Bak şu dünyanın işine,
Düşmüşüz uğraş peşine,
Girdik kırk yedi yaşına;
Geçiyor ömür, geçiyor.
Gençlik çabuk göçtü gitti,
Bu yıl bahar erken geldi,
Papatyalar şevkle açtı,
Kelebekler, kuşlar uçtu,
El alem şen, murat aldı;
Yeter artık, etme zulüm,
Aşk için geç kaldık gülüm.
Dünya telaşıyla, geçti hayatım,
Koşturdum kendimi, yordum erenler!
Olsa neye yarar, sarayım, yatım,
Toprakmış gidecek, yurdum erenler!
Leyla'yı bilmiştim, yarama merhem,
Kırıkhan’dan gittin, çok değişti köy,
Hollanda cinsinden, inekler geldi.
Ekin ekmek, biçmek, artık kolay şey,
Biçerdöver çıktı, oraklar öldü.
Anam ısrar etti, ben hep yok dedim,
Geçti beni benden, alan mevsimler,
Nerede yüzüme, gülen isimler?
Kırık çerçeveler, solan resimler,
Yüreğim eskici dükkânı şimdi.
Vuslata ermeyen, hayaller yarım,
Yıllar sonra döndüm, değişmiş şehir,
Metruk, camlar kırık, hanım nerede?
Gittim hayat ona, olmuştu zehir,
Gönlü hayli buruk, anam nerede?
Kerpiç ev yerini, apartman almış,
Temmuz, ağustos sıcağına eş,
Denizleri yaktı eylül güneşi.
Yüreklerde hâlâ sönmeyen ateş,
Benizleri yaktı eylül güneşi.
Ne yağmur kokusu, ne sarı yaprak,
Sensiz hayatım eğreti duruyor,
Sanki her şey dert,
Çakmak taşı gibi sert.
Seninle dünyam bambaşka,
Sevda kapılarını aralarken kirpiklerin;
Tabiat geliyor aşka,
Gözlerinde kâinat,
Gülüşlerinde mevsimler saklı.
Sevgin güneş gibi aydınlatıyor dünyamı;
Ve içimin vahalarını ısıtıyor bakışın.
Yeniden sürgün veriyor,
Nadasa bıraktığım umutlar,
Gün batımı ufka doğru bakarak,
Daldım kıyısında, şehr-i Hatay’ın.
Aşk uğruna teni, bağrı yakarak,
Soldum ziyasında, şehr-i Hatay’ın.
Ne Asi vefalı, ne Gül, ne Meyri,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..