Nehirlerin sabırsızlıkla
Denizi arzulaması gibi,
Yüreğim yüreğine akar.
Güneş her gün doğmaktan,
Ay karanlığı boğmaktan
Belki bıkar.
Gözlerine şiirler dizecektim,
Nur bakışın yeter, söze gerek yok.
Boy resmini tuvale çizecektim,
Pir duruşun yeter, poza gerek yok.
Yürüyünce bahar gelir, yaz gelir,
Dört bir yanımızda kin-nefret hırıltıları,
Yalan revaçta, etrafa saçılmış hıyanet.
Hırs-makam uğruna kopuyor onca kıyamet,
Masallarla mest edilmiş şuuraltıları;
Dört bir yanımızda kin-nefret hırıltıları.
Siyah bir zambağa düşerken cemreler,
Sustukça ağırlaşan yüreğim,
Sığar mı bu ıssız vadilere?
Varlığı cennet, yokluğu cinnet Hercai,
Al, beni de götür sen kokan illere!
Yar diyerek ardın sıra bağrıma,
Vursam da unutursun, vurmasam da.
Şu kuru canımı senin uğruna,
Versem de unutursun, vermesem de.
Bırakmasam incecik ellerini,
Her gece, yokluğunla gönlümü avutarak;
Çile otağında kıvrandığım, umurunda mı?
Alevden sözlerle beynime kan sıçratarak,
Hüznümü mayalamak, senin hamurunda mı?
Her gece, yokluğunla gönlümü avutarak;
Beklediğim bengisu, Nisan yağmurunda mı?
Bir ilkbahar daha neşe saçarken,
Bahçelerde gül-menekşe açarken,
Sen muamma, köşe bucak kaçarken,
İz sürdüm, peşine il il takıldım;
Hangi yana baksam yoksun, yıkıldım.
Bir çocuk boğulup vurmuş kıyıya,
İnsanlık ölmüş, vicdanlar kapkara.
Nerede uygarlık düşmüş kuyuya,
Cennet kuşu, açtın bağrımda yara.
Vebalini kaldıramaz kâinat,
Annem yaşama sevincim, annem yar,
Hastalandığında dünya bana dar.
Ne kadar yaşlansan, nefesin yeter,
Sevgiyle bakışın, şen sesin yeter.
Dualarımdasın, doğrul beni sar!
Cennet diye göğüs kafesin yeter.
Ramazan davulcusu uyandırdı,
Seni unutturan gecenin koynundan.
Bak yine aklıma düştün!
Lirik şiirlerin terennümünü duyamadın,
Sensiz ihtiyarladı kelimelerim.
Tenhalarda suskun gam heykelinin,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..