Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

YİBO’nun masum yüzlü çocuğu!
Sevgiyle başını okşayacak,
Şefkatli bir el mi arıyorsun?
Gözlerin mavi nazar boncuğu,
Hasretlik mi büker boynunu,
Niçin dalgın duruyorsun?

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kuytu odaların rahminde yalnızlık sancıları,
Sessizlik voltasında, melankoli hancıları;
Anılar tortusunda kaç asır geçti ömürden?
Gözyaşı yanar şamdanda, gecelerin silueti kömürden.

Ritmik yağmur taneleri düet yapmakta,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Yordu mu gürültüsü koca şehrin?
Tükendi mi bal damıtan sözlerin?
Kapandı yine kahverengi gözlerin;
Uzaklardan iki gezegen gibi ışıldayan,
Gecelerin peçesini yırtan gözlerin…
Ürkek bir ceylan gibi kımıldayan,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Roma, Bizans çağlar önce batıyor,
Uygarlıkların altın beşiği İstanbul!
Uğrunda Eyüp Sultan şehit yatıyor;
Türbesi kaç gözyaşına şahit, meçhul?
Fatih Mehmet kaşlarını çatıyor,
Gedikler açıldıkça, surlar oluyor pul.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kanatlan gel turnam;
Amber sürülmüş meltemlerde,
Çiçekler rayihalar saçarken;
Uçup da gel turnam.

Gel ki yüreğim yangın yeri,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Takılıp kalmıştı; iş, aş, eşe,
Donuk hayatında, yoktu neşe.
Tünek evlerde ziyaya hasret,
Hezeyanlı ruhuna çökmüştü kasvet.
Bir gece maveradan geldi ses,
Çözüldü kelepçeler, açıldı kafes.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Suya gem vurulmaz, balçıkla sıvanmaz güneş,
Binlerce güvercin ikbale kanat çırparken,
İbrahim’i korkutmaz kinle yakılan ateş.
Ölüm bile vız gelir, kalpler aşkla çarparken;
Bilmezler ki Yusuf’un damdan hoşlandığını,
Mahzenlerde yeni bir fecre başlandığını.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Her şey gibi zaman da eskidi, eyvah gülüm!
Göçtü kervanlar, dağılan bomboş bir han kaldı.
Tıkandı yollar, nerde kaldı o seyyah halim?
Şen şakrak yıllardan sağılan hoş bir an kaldı.

Gel-gitler durdu, kabına çekildi denizler,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Irmak bakışlarının çapraz ateşinde,
Bu gönül yine, paralanıyor.
Alev gözlerinin yakan güneşinde,
Bir sevda gizemi aralanıyor.
Seni soluyan bir rüzgârın peşinde,
Özlem yelkenlerim sıralanıyor.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Suskunluk, yol ayrımının en sancılı anıymış.
Her notası hançermiş kırık türkülerin;
Cellât gibi boynumu vururken zaman,
Ayrılık, lâlezarımın en acılı yanıymış.

Cam silmesi kadar kolay değilmiş,

Devamını Oku