Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Gidiyorum, hiç kapanmayacak bir yarayla...
Bu diyara bir can bağışlayarak,
Ağlayarak, ama hıçkırmadan.
Göz yaşlarımı kızgın yağ gibi,
Damla damla içime dökerek gidiyorum.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Fecre koşanlar ışık kanatlı,
Sonsuzluk aşkıyla bal olur gamlar.
Sineler fedakâr, dimağlar sebatlı,
Her biri doludizgin rüzgârdan atlı,
Gülen gözlerinden muştular damlar;
Fecre koşanlar ışık kanatlı.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gel, ayağında lastik, pantolonu yamalı,
Elinde yavan ekmek, ısıra ısıra
Okul yoluna giren köylü çocuğum.

Köpek taşladığın günler geride kaldı.
Sen, artık Pasaklı Nuri, Utangaç Kezban olmayacaksın.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Hatay kavunu musun, sarı ve tatlı?
Ağzın Allah kelamıyla kıraatlı.
Yalnızlığıma arıyorken bir derman,
Rabbim seni mi yazdı, gönlüme ferman?
Uzaklarda olsan da olur musun teselli?
Nur Dağı’ndan öte, selamını yolla yeterli.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Hüzün tortularından örülü saraylarımızda,
Kıymıklara bölünürken bedenlerimiz,
Gizemli bir sevdanın eteğine tutunduk.
Sevda sağanağında kenetlenirken ellerimiz,
Zor olanı seçti yasaklı gönüllerimiz.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Her gece, bir mehtap doğar gözlerinde,
Her hece, bir yıldızlı şuadır sözlerinde.

Ruhumun gözyaşları, gülüşüne hasret,
Bana sabret, yüreğimi yüreğine hapset.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Şempanze gibi daldan dala atlarsın;
Nice canlar yaktın, iflah olmazsın.
Sevgiyi hançerleyip, nankörlüğü katlarsın;
Birçok aşklar gömdün, iflah olmazsın.

Para-pula ipotekli kalbin, ne kadar sığ!

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Vatanı beraber çarpışıp aldık,
Her karışı kanımızla sulandı.
Bir zalim çetenin elinde kaldık,
Latif bayramlarımız da bulandı.

Hep aynı oyunlar, kirli tezgahlar,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Yaz rehaveti mi çöktü üstüne?
Silindi kulağımdan şakrak sesin.
Meftunken işveli, mahur bestene,
Şimdi nefesimden firak nefesin.

Sensizliğin mağduru, viraneyim,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bir güzel gördüm Yenibosna’da,
Giydiği şaldı, perçemi aldı, dili baldı.
Gülünce, lâleler açtı Yenibosna’da;
Gözlerim daldı, gönlümü çaldı, dertlere saldı.
Yürüyünce haleler saçtı Yenibosna’da,
Vakit azaldı, O bir hazaldı, yüreğim kaldı.

Devamını Oku