14 Haziran 2009, ÖSS muharebesinde,
Salon başkanıyım, Anadolu Lisesinde.
Öğrencilerin yüzünde, her zamanki gerginlik,
Güneş alev topu, bu mevsimde nerde serinlik?
195 dakika geçmek bilmeyen asırdı,
Mahpus damına serdiğim bir hasırdı.
Gök mavi, deniz mavi, sen mavi,
Olmuşsun ahirim ve evvelim.
Bağımızı tutalım kavi,
Mahşere dek karşılıksız sevelim!
Ruhumun limanı, can evi,
Gözlerindir yaşama sebebim!
Sevda nakışlım, yürek yakışlım,
Gönül sızımı hiçbir tablet kesmez;
Deniz mavisi gözlerinden başka!
Gözlerin değil midir şiir yazdıran,
Gizemiyle şehir şehir gezdiren?
Işığına tutunup düştüm bu aşka,
Saatler körüklüyor sensizlik yangınını,
Sevgin hücrelerime şifrelidir, müebbet…
Umutsuzluk girdabına dalmadan yaşayacağım,
Sabrımın yağlı urganı çözülür elbet;
Ayrılığın sarı sularını aşacağım.
Varlığın yansıdıkça, yüreğimin aynasına;
İlk cemreyle şehrine düştüm,
Kızılcıklar çiçek açarken geldim.
Senin için belki de düştüm,
Hasretlik perdesini nihayet deldim;
Manolyalar açarken sana geldim.
Kırık bir plak gibi döner saatler,
Boşluğunun devasızlığı devleşir.
Hasret hayalinle birleşir,
Üstüme yürür hakikatler.
Her mevsim yeniden açar,
Arşa dayandı zulüm, dayanmaz olduk Ya Rabb!
Kan ve gözyaşıyla İslâm coğrafyası harap.
Uyanmamız için daha kaç çocuk ölecek,
Daha kaç firavun düşlerimizi bölecek?
Gidiyorum, hiç kapanmayacak bir yarayla...
Bu diyara bir can bağışlayarak,
Ağlayarak, ama hıçkırmadan.
Göz yaşlarımı kızgın yağ gibi,
Damla damla içime dökerek gidiyorum.
Fecre koşanlar ışık kanatlı,
Sonsuzluk aşkıyla bal olur gamlar.
Sineler fedakâr, dimağlar sebatlı,
Her biri doludizgin rüzgârdan atlı,
Gülen gözlerinden muştular damlar;
Fecre koşanlar ışık kanatlı.
Gel, ayağında lastik, pantolonu yamalı,
Elinde yavan ekmek, ısıra ısıra
Okul yoluna giren köylü çocuğum.
Köpek taşladığın günler geride kaldı.
Sen, artık Pasaklı Nuri, Utangaç Kezban olmayacaksın.




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..