Sensizliği reva görme bana!
Kavuşmadan henüz tana,
Kurudu yaprağım döküldü yana.
Dikenine katlanan gül olabilsen!
Gülşenim sen olurdun, baharım sen.
Uzun Mehmet’ten hediyedir taş kömür,
Uğrunda nice bedenler tüketti ömür.
Helalleşip evinden çıkar madenci,
Ekmeğini taştan çıkarır, dilinde şükür.
Çekilir besmeleler, yayılır ses,
Yokluğun saçlarımda ağardıkça,
Anılar yarama tuzunu döker.
Hüzün sağanağında boğuldukça,
Bülbüller gamlanır, boynunu büker.
Yürek çiziklerim çoğaldıkça,
Anlarım ki çivi, çiviyi söker.
Nihavent bir ezgidir şen sesin,
Hayat üflerken tütsülü nefesin,
Uyanır masum şehzade gülleri,
Efsunlu bir sultan mısın nesin?
Leyli kâküllerinde sevda yelleri,
İnci-mercandır göğüs kafesin.
Sevgiyle ışık saçar güneş,
Sevgiyle sinesini açar eş.
Sevgiyle döner Mevlana,
Sevgiyle yavruya bakar ana.
Yüreğinin menekşelerini ovalarıma saç;
Sevdamızın nevruz ateşini yeniden yak!
Hercai orkideler topladım, avuçlarını aç;
Sümbüllerden taç yaptım, saçlarına tak;
Ceylan bakışlarınla, gözlerimin içine bak!
Kaçağım, bu dağlarda kaçak,
Kaderin çizdiği rotada yürüyorum.
Bir rüzgâr esmekte, bıçak mı bıçak,
Yorgun bedenimi ardından sürüyorum.
Nerede duracağım bilmiyorum?
Nisan yağmurları gibi aniden,
Kuruyan vahalarıma şifa niyetine,
Al al açmak gülşenimde yeniden;
Ve bülbülü kavuşturmak için hürriyetine,
Hoş geldin gülüm, hoş geldin! …
Güneş bulutla oynaşır,
bahçede şakayıklar açar.
Gelinlik giymiş bademler,
zarafet eriklere yakışır.
Ve dallara yürürken sular,
düş yorgunu bedenim can bulur.
Ben, kekik kokulu dağların,
Sen, yosunlu denizlerin havasını solurken,
Ve fanusta bir çiçek gibi solarken;
Martı çığlıkları arasında geleceğim kentine.
Metropollere sığmayan hayallerimi,
Boncuk boncuk dizeceğim boğaza.




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..