Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Vizesiz girdiğin bu yürek,
Vefalı bir şairin sarayı unutma!
Bu adamın sevgisi son nefese kadar,
Hevesini boğazında kurutma!
Sanma, gelir-göçer bir sürek,
Karşılıksız duyguları kanatma!

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Otuz yıl öncesine gittik geçen gün,
Ah, kelli felli göbekli adamlar!
Aynı sıralarda değil miydik daha dün.
Ne çabuk savurdu yıllar bizleri?
Yüzümüzde hayatın derin izleri.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gelmeyeceğini bildiğim halde bekledim,
Gözlerinin sonsuzluğuna ruhumu saldım.
Step yalnızlığıma sensizliği ekledim,
Devrildi kentler, hücrelerde nefessiz kaldım.
Yıldızsız gecelerde gözyaşlarımı sildim,
Ne vazgeçebildim senden, ne kavuşabildim.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

14 Haziran 2009, ÖSS muharebesinde,
Salon başkanıyım, Anadolu Lisesinde.
Öğrencilerin yüzünde, her zamanki gerginlik,
Güneş alev topu, bu mevsimde nerde serinlik?
195 dakika geçmek bilmeyen asırdı,
Mahpus damına serdiğim bir hasırdı.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gök mavi, deniz mavi, sen mavi,
Olmuşsun ahirim ve evvelim.
Bağımızı tutalım kavi,
Mahşere dek karşılıksız sevelim!
Ruhumun limanı, can evi,
Gözlerindir yaşama sebebim!

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Sevda nakışlım, yürek yakışlım,
Gönül sızımı hiçbir tablet kesmez;
Deniz mavisi gözlerinden başka!
Gözlerin değil midir şiir yazdıran,
Gizemiyle şehir şehir gezdiren?
Işığına tutunup düştüm bu aşka,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

İlk cemreyle şehrine düştüm,
Kızılcıklar çiçek açarken geldim.
Senin için belki de düştüm,
Hasretlik perdesini nihayet deldim;
Manolyalar açarken sana geldim.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kırık bir plak gibi döner saatler,
Boşluğunun devasızlığı devleşir.
Hasret hayalinle birleşir,
Üstüme yürür hakikatler.

Her mevsim yeniden açar,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Arşa dayandı zulüm, dayanmaz olduk Ya Rabb!
Kan ve gözyaşıyla İslâm coğrafyası harap.

Uyanmamız için daha kaç çocuk ölecek,
Daha kaç firavun düşlerimizi bölecek?

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Gidiyorum, hiç kapanmayacak bir yarayla...
Bu diyara bir can bağışlayarak,
Ağlayarak, ama hıçkırmadan.
Göz yaşlarımı kızgın yağ gibi,
Damla damla içime dökerek gidiyorum.

Devamını Oku