Biz Garfield ya da,
Şerafettin'iz.
Sene 2000'de,
Tanıştık seninle.
Bir basketbol sağasında.
Kısa bir süre sabah okul,
Selam kedim,
Sen gittin gideli gece vardiyasına devam.
" Gel gecelere gel. " dedim.
Daha başarı yok.
Gece beklemeye devam.
Kendimi dizelere vurmaya devam.
Selam kedim can dostum,
Sen gittin gideli işler hep barıştı.
Her yer toz duman,
Bekliyoruz her an.
Içi bekle.
Dışı bekle.
Dönemler gördüm.
Hayat yolunda,
Şimdiki bir başka,
Onun için benden kıdemli olana,
Danıştım iş hayatında.
Benden kıdemli olana,
Herkes hemfikir,
Eski özlenir.
Özlenir de,
Değeri bilinmeyen ortamı,
Kim geri getirir?
Herkes kulaktan kulağa konuşur.
Dünyaya adım atarsın,
Bin bir hayal kurarsın.
Umutların peşinden koşarsın.
İçinde olduğun yıllar derttir sana.
Şu eğitim bitse ya.
Düşlersin hayaller karşında.
Yaşam iki tanedir.
Bir tanesi hepimizin gördüğü,
Diğeri hiçbirimizin haber alamadığıdır.
Ama derler ki: “ Burası taş çatlasın 110 sene. “
Diğeri ebedi.
Büyük çoğunluğumuz “ Önümüzdekini yiyelim de bakarız. “ der gibi.
Kısa yolla bilgisayarla tanıştım.
Kısa yolu başkaları buldu sandım.
Kısa yolu biz bulduk.
Tarih boyu kısa yolu seçtik.
Ne kazandık.
Kısa yoldan ne kazanıldı?
Belki milyonlarca yıl geçti.
Belki binlerce yıl geçti.
Orası muallak.
İnsanlar hiç böyle değişmedi.
Kendi kısa tarihimden bakıyorum.
Taş çatlasın yirmi bir,
2006’da mezun oldum.
Sorgulamaya başladım.
“ Neden olmuyor? “
Önce işe yönelik,
Sonra hayatın başka alanlarına yönelik,
On üç sene sonra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!