Neden bekliyorsun?
Hayattan ne umuyorsun?
Şimdi FACEBOOK çıktı.
Mutlu fotoğraflar,
Çocuklar,
Torunlar,
Değil ülke nereye gidiyor?
Değil dünya nereye gidiyor?
Toplum hayatında yapmamız gereken en basit kurallar,
Yapıldığında çok büyük birşeymiş gibi takdir toplar olmuşuz.
Yere çöp atmamak,
Kartla geçilen bir kapı açıksa yine kart basıp geçmek,
On iki yaşında,
Orta okul hazırlıkta,
İngilizce için kitaplar arasında,
Baktım bir kitaba.
İçinde türlü türlü resimler,
Resimlerin üstünde numaralar,
İçindeyken şartlardan yakınırız.
Hele biri varsa beraber yakındığımız,
İşte o kadar ona yakınız.
Bu yakınlık öyle öyle birşeydir ki,
Silinmez öyle üç beş günde.
Zorluk var silinmez sebebinde.
Öbür tarafa gidenler,
Belki de iyi de edenler,
Belki de: “ Nedendir? “ derler.
Açıklayalım hemen:
Sizler ne kadar erken gittiyseniz,
İnsanların küçük heveslerine,
Yaşanmış olaylardan öğütlerle büyürsün.
“ Onu öyle yap. “
“ Bunu böyle yapma. “
Zerre kadar düşünür müsün?
Yaşanmışlıkların üstüne?
Muhalifsindir her cephede.
Bir saatlik öğle tatili,
Ya yirmi dakikası yemek,
Sonra gelir NBA hayali,
Yarım saat geçer basketli.
O zaman ter içinde derse girmeli.
Ya da Sedir’e uğramalı.
Gözümü hayata açtım.
Öğrenmeye başladım.
Bir baktım.
İlkokul sıralarımdaydım.
Öğrenme sürecim resmiyet kazandı.
Sonra üniversite mezuniyet töreninde,
Her gün bilgiler akıyor.
İşle ilgili,
Konuşma biraz uzayınca,
Aklından geçmeyecek,
Tahmin edemeyeceğin,
İnsanlardan genel bilgiler öğreniyorsun.
Bitirirsin ilkokul.
Orta okul,
Lise,
Üniversite,
Üniversitede adı süslenir.
Ya öğretim üyesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!