Bir liseden mezun olamadım.
Nasıl olamadım?
Lisede kepi havaya attım.
Üniversitede de kepi havaya attım.
Sonra etrafıma baktım.
Ortam yine lise.
Lojistik rüyasıyla çıktık yola.
O diyar senin bu diyar benim.
Jübile yapmak için çok gencim.
İstanbul’dan Erzurum’a dağıttık sigara yurdun dört bir tarafına.
Samsun’a getirdik WMS, tütün denen hammadde.
Takip ettik tırları.
Macera 1981’de tiyatro koltuğunda başladı.
Sahnelenen oyun doğaçlamaydı.
1990 civarı koltuğumdan kalktım.
Ufak ufak oyuna dahil oldum.
Dahil olmayla,
Başladı sorgulama.
" Mal " deyip geçme.
" Dünya malı dünyada kalır. " deme,
Bu " mal " hepimizin oluşumundaki temelmiş.
Sordum, sordum.
Kırk sene sonra,
İş yeri servisinde öğrendim.
Bizden sonra,
Mala,
Uzaylılar mı konacak?
Robotlar mı konacak?
Halimiz ne olacak?
Bir sefer yetmedi.
1992’de evine bilgisayar giren bir çocuk vardı.
İlerleyen zamanda onu yükseltmek için parça peşinde koşardı.
Aradan 24 sene geçti.
Oldu manevi antikacı.
O şimdi siyah beyaz hayranı.
Hiçbir zaman anlamadı.
Bir zamanlar değerler vardı.
Köşesinden, kıyısından,
Doksan artı bilmem kaçından,
Oldum bunlara şahit olanlardan.
Bu durum bir tatlıdan bir lokma tatmak gibi,
Bir lokma verildi.
Özel sektör pazarındayım.
Bu pazarda kimimiz meyve,
Kimimiz sebze,
Kimimiz organik bozuk şekilli,
Kimimiz GDO’lu ama afilli.
Seçenler ister olsun hem organik hem afilli.
Matrix’i icat edenle hiç konuştunuz mu?
Ben konuştum.
Ya gerçek Matrix,
Ya da yalancı Matrix,
İnsan belleğine format teknolojisi,
Gelişti mi?
Kırk yaş seni çok dinledin.
2002'den beri hayatım durdu.
Şimdi fiziksel olarak kırk yaşındayım.
Ama ruhen yirmi bir yaşında çakıldım.
Verin o yıllarımı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!