Kah saksıda,
Kah serada,
Özenle yetiştirildim.
Vitamin, mineral yönünden eksik değilim.
Sonra dikildim bir tarlaya.
Görüntüde hemen seçilirim.
Öbür tarafa gidenler,
Belki de iyi de edenler,
Belki de: “ Nedendir? “ derler.
Açıklayalım hemen:
Sizler ne kadar erken gittiyseniz,
İnsanların küçük heveslerine,
Yaşanmış olaylardan öğütlerle büyürsün.
“ Onu öyle yap. “
“ Bunu böyle yapma. “
Zerre kadar düşünür müsün?
Yaşanmışlıkların üstüne?
Muhalifsindir her cephede.
Bir saatlik öğle tatili,
Ya yirmi dakikası yemek,
Sonra gelir NBA hayali,
Yarım saat geçer basketli.
O zaman ter içinde derse girmeli.
Ya da Sedir’e uğramalı.
Gözümü hayata açtım.
Öğrenmeye başladım.
Bir baktım.
İlkokul sıralarımdaydım.
Öğrenme sürecim resmiyet kazandı.
Sonra üniversite mezuniyet töreninde,
Bitirirsin ilkokul.
Orta okul,
Lise,
Üniversite,
Üniversitede adı süslenir.
Ya öğretim üyesi,
Aylar değil,
Yıllar önce,
Şendik biz öğrenciler.
Eğitim için çalışan sizler.
Öğrendik bizler.
Epeydir buradayım.
Böyle okunmadım.
Toplasan sadece birkaç kez.
Sordum birisine:
" Canları sıkılmıştır. " dedi.
Ben de diyorum ki:
Hep söylüyorum:
“ Bizim kuşakta insanlık öldü. “
“ Suçlusu üst kuşaktı. “
“ Meşhur 68, 78 kuşağıydı. “
Olumlu.
Saçma,
Bu oryantalizmi dansözlerin oynadığı sanmayın.
Edward Said diye birisi,
Böyle birşey atmış ortaya.
Zamanında,
İşte şimdi hayatımızda.
Hepimizin kaderini çiziyor oysa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!