Selam sana komutan.
Dünürünle sözleşip gitmişsiniz,
Beni beklemeden.
Bir sofra kursaydık,
Dünürün, damadın, oğlun ve benimle.
Gerçi sen benim askerden gelmemi beklermişsin.
Bu taraftan öbür tarafa dizelerden köprü kurduk.
Dilekçe üstüne dilekçe sunduk.
Adres mi yanlıştı?
Makam mı yanlıştı?
Bir cevap gelmedi.
Bu tarafta işler karışık.
Günün şiirini atarlar.
Okursun.
Beğenirsin.
Adını da bilirsin.
Ünlüdür.
Ama eski zannedersin.
Aydın BOYSAN’la,
Yaşar Nuri ÖZTÜRK gibi takıldık seninle,
İki sene,
Daha takılacağız.
Olmaz.
Bir tarafta rakı,
Sene 2001,
Sınıf üniversite 1,
Her hafta,
Beklerim günlerden pazar olsa.
Saat gelse akşam 21:00’a,
Discovery Channel’da
İş yerinde kullanılan kimi malzemeler,
Zaman tüneli gibiler.
Sektör farklı.
İşlev aynı.
Kimi zaman birşey getirilir.
Bir turizm aktivitesi,
Amacı ne tarih esintisi,
Ne denizi,
Yollara düşeceğim.
9 gün seyir halindeyim.
Falanca depodan,
68, 78 kuşaklarının hayranıyım.
Hayranlığımı hep yazdım.
Yazıyorum.
Yazacağım.
Ama yazarken aklımın ucundan geçmeyen,
Yine geldik meşhur güne.
Bu sefer geçiyor biraz gölgede.
Sağlık hedefiyle,
Beni düşünüyormuşsun.
Şimdi kuracağım anlamsız bir cümle.
Beni düşünme.
Tarih sahnesine çıktık.
Kutla yönetildik.
“ Kut “ Gök Tanrı dininde,
Hükümdara Tanrı tarafından verilen yönetme yetkisiydi.
Sonra çeşitli sosyal sözleşmeler çıktı.
Hepsini siyaset biliminde okuduk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!