Yazma işi okul sıralarında başlar.
Öyle bir istek,
Ya da yetenek,
Varsa çıkartmaya uğraşırlar.
Okul sıralarından,
Okul konularından,
“ Tarih tekerrürden ibarettir. “ derler.
Değil dünya tarihi,
İnsanın kendi kısa tarihi,
Tekerrürden ibarettir.
Hayatında aynı kişi,
Farklı zamanlarda,
" Her Yerde Kar Yağ " ve benzeri şeylerle büyüdük.
Bir adamla, kadının dansıyla büyüdük.
Şimdi o medeni dans olmayacaksa,
Teknoloji 4-0,
Teknoloji 5-0,
Teknoloji 6-0,
Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor.
Gelişirken kimi sahnelere uğramıyor.
Uğramayınca sahnedeki yerini dedikodu alıyor.
Haberleşme eksik kalıyor.
Belgeleme eksik kalıyor.
Yüce kaynak dedikodu dolaşıyor.
Hayat yolunda,
Geçen zamanla,
İnsan varır farkına.
Saçı ya tel tel beyazlar,
Ya tel tel dökülür.
Bunların çaresi teknolojik gelişimle bulundu.
Yılbaşında eve gelirdi.
Yeşil ekranlı A4 kağıt büyüklüğünde,
Hesap makinesi.
Yine onun kadar büyük,
Belki daha da büyük,
Beyaz, yeşil daha değişik renklerde,
Ben seninle büyüyordum.
Aklımda şarkıların, programların,
Rengarenk bir de o film “ Baba Bizi Eversene “
Isıtırdı içimizi programların.
Şarkılarının içinde “ Kol Düğmeleri “ başka yerde.
Dedim ya: “ Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilim ve Kamu Yönetimi “,
Bölümünden mezun oldum.
Son sınıfta bir seçmeli ders aldım.
Adı “ Cinsiyet ve Politika “.
Dünyada kadının durumunu anlatıyordu.
Bizim ülkeye bakınca durum daha yoğundu.
" Heyo " deyip kepi havaya atalı,
Oldu on üç sene.
Ama sınıftan,
İSBF fakültesinden,
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden,
Kolumdan çekenler var.
Bizler özel sektör çalışanlarıyız.
Hepimiz ünvanlarımızın hastasıyız.
Kimimiz Sales-Trainee, kimimiz Management-Trainee,
Hepimizin kalbinde yatar Chief-Executive-Officer olma hayali.
Genel işleyişte ilkemiz başarıda, ben başarısızlıkta onlar.
Ben başardım, orayı ben kurdum vs.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!