Birşey demek için,
Ya da bir uyarıda bulunmak için,
Bir ortama girersin.
Girdiğin anda,
Sana derler: " Sonra ",
Kemal Sunal'ın " Sakar Şakir " i gelir aklıma.
Selamlar sana Fuat Ağabey,
Biz seni tanıdık yakalamak isterken Sakar Şakiri,
Şimdilerde anladık başka bir özelliğini,
Küsermişsin yuva çocukları gibi.
Bu da hatırlattı bana başka birini.
Bu kişi üç, dört yaşındayken,
Koşuyoruz.
Ama önümüze bakmıyoruz.
Koşarken,
Kilometreler geçerken,
İnsanlarla iletişim kurarken,
Günü kurtarmaya odaklıyız.
Kaç şiirde,
Kaç şairce,
Söylendi “ güzel günler “.
O güzel günler o kadar uzak değil.
Bir avuç dünyanın bir kara parçası değil.
Hele üç beş kuruş hiç değil.
Gönül isterdi bu dizelerde güzellemeler yapmayı,
Yaşamın hangi alanında konu kaldı?
Uyuduk.
Uyutulduk.
Hala uyanmadık.
Çok oldu çalar saat çalalı.
İnsanlar birlik olup birşeyler yaparlardı.
Dünyada böyle.
Ya da böyleydi.
Bizdeyse yapılanı yıkmaya,
Eleştirmeye,
Çekiştirmeye başlarız.
Hareketsizsen,
Kendi küçük dünyanda,
Onu korumak adına,
Bekliyorsan cenin pozisyonunda,
Hiç yakınma.
Aman dokunmasınlar sana.
Çocuk kafasıyla 80’lere şahit oldum.
İnsanlığın son kalıntılarına şahit oldum.
O yüzden kendimi şanslı buldum.
Bizimkiler sattı malı.
Yazdı kağıdı.
Falanca falanca meblağı pazartesi getirecek.
Hepimiz yaşam seline kapılmış gidiyoruz.
Şu hayatta bir dakika düşünseydik,
Her zaman olmasa bile,
Önemli anlarda,
Hepimiz için hayat başka olurdu.
Kimimiz hayatta belli anlarda düşündü.
Çalışan arayan işverenler çok bu piyasada.
Bir ilan da biz verelim.
Fazla beklentilerimiz yok bu ilanda.
Demeyiz: “ Bir asırdır olsun piyasada. “
Demeyiz: “ Hakim olsun dünya ekonomisinin %10’una. “
İlana çıkarken gerek yok 1000 tane 2000 tane başvuruna.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!