Gönül isterdi bu dizelerde güzellemeler yapmayı,
Yaşamın hangi alanında konu kaldı?
Uyuduk.
Uyutulduk.
Hala uyanmadık.
Çok oldu çalar saat çalalı.
İnsanlar birlik olup birşeyler yaparlardı.
Dünyada böyle.
Ya da böyleydi.
Bizdeyse yapılanı yıkmaya,
Eleştirmeye,
Çekiştirmeye başlarız.
Hareketsizsen,
Kendi küçük dünyanda,
Onu korumak adına,
Bekliyorsan cenin pozisyonunda,
Hiç yakınma.
Aman dokunmasınlar sana.
Çocuk kafasıyla 80’lere şahit oldum.
İnsanlığın son kalıntılarına şahit oldum.
O yüzden kendimi şanslı buldum.
Bizimkiler sattı malı.
Yazdı kağıdı.
Falanca falanca meblağı pazartesi getirecek.
Hepimiz yaşam seline kapılmış gidiyoruz.
Şu hayatta bir dakika düşünseydik,
Her zaman olmasa bile,
Önemli anlarda,
Hepimiz için hayat başka olurdu.
Kimimiz hayatta belli anlarda düşündü.
Çalışan arayan işverenler çok bu piyasada.
Bir ilan da biz verelim.
Fazla beklentilerimiz yok bu ilanda.
Demeyiz: “ Bir asırdır olsun piyasada. “
Demeyiz: “ Hakim olsun dünya ekonomisinin %10’una. “
İlana çıkarken gerek yok 1000 tane 2000 tane başvuruna.
Hayat kimine göre uzundur.
Kimine göre kısadır.
Ama bir yoldur.
Bu yolda birçok kişiyle karşılaşılır.
Ama iz bırakanlar çok azdır.
Birkaç kişidir.
Bilim kurgu filmlerinin amacının,
“ Bizi geleceğe hazırlamak “ olduğu söylenir.
İstihbarat teknolojisinin,
Gündelik hayat teknolojisinden,
İleri olduğu söylenir.
“ Japon İşi “ de,
Eskiden jetonlu telefonlar vardı.
Sonra kartlı telefonlar yerini aldı.
Onlar da pek kalmadı.
Sonra cep telefonları çıktı.
Ama bizim jeton hayranlığımız hiç gitmedi.
Kafalarımız jetonla çalışır bizim.
Şimdinin ortamı malum,
İnsanları da iki grup,
Ayak uyduranlar,
Ve benim gibi eskiyi arayanlar,
Belki de üç gruptur.
Üçüncüsüyse elindeki çocuktan sebep,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!