Hayat kimine göre uzundur.
Kimine göre kısadır.
Ama bir yoldur.
Bu yolda birçok kişiyle karşılaşılır.
Ama iz bırakanlar çok azdır.
Birkaç kişidir.
Bilim kurgu filmlerinin amacının,
“ Bizi geleceğe hazırlamak “ olduğu söylenir.
İstihbarat teknolojisinin,
Gündelik hayat teknolojisinden,
İleri olduğu söylenir.
“ Japon İşi “ de,
Eskiden jetonlu telefonlar vardı.
Sonra kartlı telefonlar yerini aldı.
Onlar da pek kalmadı.
Sonra cep telefonları çıktı.
Ama bizim jeton hayranlığımız hiç gitmedi.
Kafalarımız jetonla çalışır bizim.
Şimdinin ortamı malum,
İnsanları da iki grup,
Ayak uyduranlar,
Ve benim gibi eskiyi arayanlar,
Belki de üç gruptur.
Üçüncüsüyse elindeki çocuktan sebep,
Tarihte üç kadın,
Başlangıçta hakanın yanında kurultaya,
Başkanlık etti kadın.
Sonra sadece erkeğin ihtiyaçlarına,
Cevap verdi kadın.
Atatürk’le kadın,
Bizim çocuklukta çıktı.
Çizgi film olgusu,
Okuyana kadar geçti yıllar.
Tozlandı o kitaplar.
Sonra da okuyan bulamadılar.
Bahanem: “ Ben bunların çizgi filmini seyrettim. “
Üçgen kendi yoluna giden,
Üç doğrudan oluşur.
Tahta başında,
Teoride kolayca,
Uygulayıp öğretmişlerdi.
Adına teori denirdi.
Elini attığın herşey kururken,
Hayata bağlanacak bir ümit beklerken,
Sadri ALIŞIK misali “ Bu da mı hep yek? “ derken,
Feleğin tokadını yerken,
Şansın aparkatıyla havalanır mısın?
Sokaklarda dertli dertli gezerken elalem der: “ Geziyorsun yine. “
Bugüne kadar sana,
Seninle yaşadıklarımızdan bahsettim.
Bir özlemle,
“ Neden gittin. “ dedim.
Belki de gitmek çok daha iyiydi.
Çünkü senden sonra insanlar ne hale geldi.
Adaylarda aranan nitelikler aşağıdadır:
AĞA’nın izinde gitmesi gerekenler,
AĞA’yı yaşatma gayeniz varsa uğraşmayın.
AĞA bizde yaşıyor.
Sadece sözlerini paylaşmayın.
Zaten fazlasıyla görüntüleriyle aklımızda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!