Herkes hemfikir,
Eski özlenir.
Özlenir de,
Değeri bilinmeyen ortamı,
Kim geri getirir?
Herkes kulaktan kulağa konuşur.
Dünyaya adım atarsın,
Bin bir hayal kurarsın.
Umutların peşinden koşarsın.
İçinde olduğun yıllar derttir sana.
Şu eğitim bitse ya.
Düşlersin hayaller karşında.
Yaşam iki tanedir.
Bir tanesi hepimizin gördüğü,
Diğeri hiçbirimizin haber alamadığıdır.
Ama derler ki: “ Burası taş çatlasın 110 sene. “
Diğeri ebedi.
Büyük çoğunluğumuz “ Önümüzdekini yiyelim de bakarız. “ der gibi.
Kısa yolla bilgisayarla tanıştım.
Kısa yolu başkaları buldu sandım.
Kısa yolu biz bulduk.
Tarih boyu kısa yolu seçtik.
Ne kazandık.
Kısa yoldan ne kazanıldı?
Belki milyonlarca yıl geçti.
Belki binlerce yıl geçti.
Orası muallak.
İnsanlar hiç böyle değişmedi.
Kendi kısa tarihimden bakıyorum.
Taş çatlasın yirmi bir,
2006’da mezun oldum.
Sorgulamaya başladım.
“ Neden olmuyor? “
Önce işe yönelik,
Sonra hayatın başka alanlarına yönelik,
On üç sene sonra,
Mustafa akar oluk oluk kanda.
Kemal silinmedi kalpten gümbür gümbür ata ata.
Atatürk beyne kazılı.
Cumhuriyetin anlamı.
Heykellerini yıksalar.
Sözlerini duvarlardan kazısalar.
“ Mutasyon “ bu kelimeyi,
İlk defa “ Ninja Kaplumbağalar “ da uymuştum.
“ Mutasyon nedir? “ diye gezinip aramıştım.
Aramıştım da şimdi anlıyorum.
Sağıma, soluma kendime bakmamışım.
Otuz sene önce şu toprakların insanları çok farklıydı.
Kah saksıda,
Kah serada,
Özenle yetiştirildim.
Vitamin, mineral yönünden eksik değilim.
Sonra dikildim bir tarlaya.
Görüntüde hemen seçilirim.
Yaşadıklarımı eski filmlere bağlıyorum.
Nasıl bağlıyorum?
Soruyorlar: “ Nasıl aklına geliyor? “
Nasıl gelmesin?
Ben bu aşıyla büyüdüm.
Damarlarıma işledi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!