Birkaç dizi sende yer etmiş olabilir.
Bunlar bir, iki tanedir.
Onun için o kadar değerlidir.
Replikleri,
Sahneleri,
Seneler geçse bile aklındadır.
Bu oryantalizmi dansözlerin oynadığı sanmayın.
Edward Said diye birisi,
Böyle birşey atmış ortaya.
Zamanında,
İşte şimdi hayatımızda.
Hepimizin kaderini çiziyor oysa.
Seninle 35. Babalar Günü’nü görüyoruz.
Tarih sahnesine çıkışım Ocak 1981.
İlk güne de yetiştim.
Onun için 35’inci.
Bu 35 Haziran içinde neler yaşandı.
Bu film uzun metrajlı.
Etrafta duyarım “ Kapitalizm “.
Televizyonda izlerim “ Kapitalizm “.
Gazetede okurum “ Kapitalizm “.
“ Kapital “ sermaye demektir.
Sermaye sahiplerine kapitalist denir.
Kapitalizm de buradan gelir.
Seninle otuz yedi yıldır hayat denizinde seyir halindeyiz.
Bugün bu limanı otuz sekizinci kez gördük.
Bu limanı birinci kez gördüğümüzde ne kadar güzeldi.
Gemide yetiştik.
Gemilerde yetişiyorlar.
Ama zaman içinde üretim,
Dişe dokunur bir yere gelene kadar,
Aslında okuldasındır.
Eğitim devam eder.
Devam etmekle kalmaz.
Artar.
Ama senin için öyledir.
Okul bitti.
Öğretmenlerden ayrıldım sandım.
Başladım özel sektör yolunda adım atmaya.
Şimdi yeni öğretmenler karşımda.
Devam onlardan değişik şeyler öğrenmeye her adımda.
Devam onlarla eğitim yoluna.
Özel sektör hiç yufka açmadı.
Aralarında toplandı.
Gidenler eşyalarını topladı.
Şimdi özel sektör yufka açar oldu.
Yürekleri yufka oldu.
Bilmem bu sefer kim onlarda ne buldu?
Hazırlıktan sonra,
Birinci sınıfta,
İngilizce dersinde,
Vardı konu seçmece.
Seçtim “çağlar” diye bir konu.
O zamanlar herşey dersti.
Patron üzerine düşeni yapan insandı eskiden.
Şimdikiler “ Ay bana bir şey olur. “ diyorlar.
Eğer öyle diyorsan,
Korkuyorsan,
Ne işin var o makamda.
Hani içeride patronsun ya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!